• /Content/img/posters/jpg/image_43a0ea61-118e-4574-8a54-d0be16519971.jpg
Adana'da Küçükbaş Hayvancılık Zirvesi
13 Mart 2017 Pazartesi \\ Birlikler \\ Yorum Yok
KOYUN&KEÇİ DÜNYASI / Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) tarafından düzenlenen "Küçükbaş Hayvancılık Sektör Toplantısı" na katıldı. Bakan Çelik, birlikler tarafından hayvan başı yapılan kesintiler nedeniyle yaşanan ihtilafa değinerek, "2017 kararnamesine bunu koyuyoruz. Bu ihtilafı kapatıyoruz. Siz üreticilerle yağ bal kaymak gibi olacaksınız. Üreticilerle ihtilafınız olmayacak. Üretici üretimine, siz onlara hizmet etmeye bakın. Biz de size hizmet etmeye bakalım" dedi.
 
Adana HiltonSA Oteli’nde düzenlenen toplantıya Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in yanı sıra Vali Mahmut Demirtaş, Adana Milletvekilleri Fatma Güldemet Sarı, Necdet Ünüvar, Tamer Dağlı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Dr. Nusret Yazıcı, Bakanlık Genel Müdürleri ve bürokratları, TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik ile Yönetim ve denetim kurulu üyeleri, İl Birlik Başkanları ve yöneticileri, kamu ve sivil toplum kuruluşu ile sektörün temsilcileri, yetiştiriciler ve Rize dağlarında sırt çantasında keçi taşıdığı görüntüsüyle gündeme gelen 11 yaşındaki Hamdu Sena Bilgin de katıldı.
 
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla açılışı yapılan toplantıda TÜDKİYEB tarafından hazırlanan tanıtım filmi izlendi. 
Toplantıda bir konuşma yapan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik attıkları adımlar ve desteklerle kırmızı et sorununu kısa süre içinde çözmeyi istediklerini belirterek, "Desteklerimiz her alanda var. Biz hayvancılık yaptım diyenin arkasında, yanında olacağız. Onun kazanması demek, 80 milyonun kazanması demektir. Bu dayanışma içinde 70 milyon, 80 milyon küçükbaş hayvana ulaşmamız gerekiyor. Biz hayvancılıkta kendi kendimize yeterli olmak durumundayız. Çiftçimizi, hayvancılıkla uğraşan vatandaşımızı zengin etmek durumundayız" dedi.
 
Birlik Başkanı Nihat Çelik'in hayvancılıktaki sorunları anlattığını belirten Çelik, "Aslında biz eleştiriye açığız. Bakanlık olarak 'Hiçbir eksiğimiz yok, her şey dört dörtlük' gibi bir yaklaşımı da doğru bulmuyoruz" diye konuştu.
 
Çelik, üreticilerin sorunlarını dinlemek istediklerini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Başkan konuşurken 'Evet'le başladı. Çok ustalıkla. Ben Türkiye'yi geziyorum. Dün akşam Sayın Cumhurbaşkanımızla Rusya'daydık, sonra buraya geldim, bu akşam da İzmir'deyiz, pazar günü Bursa'dayız, salı akşamı Artvin ve Rize'deyiz, her yerdeyiz. 'Evet'lerin gelişinde çok şükür sorun yok. 'Evet'te problem yok da bu toplantıdaki 'evet'ler biraz pahalı 'evet'ler. Başkan bu 'evet'leri biraz pahalıya getirmek istiyor. Netice itibariyle sektör bizim sektörümüz, üreticiler bizim üreticimiz ne yapsak aslında kendimize yapmış oluyoruz. Dolayısıyla kimsenin bindiği dalı kesmek gibi bir lüksü yok. Tam tersine bindiğimiz dalı ve ağacı güçlendirme gibi bir sorumluluğumuz var. İnşallah onu yerine getirme gayreti içerisinde olacağız."
 
"Türkiye'de 15 senedir istikraklı bir yönetime sahip"
Ülke olarak zor bir dönemden geçildiğine işaret eden Bakan Çelik, "Dışarıda, normal demokratik bir lehte ve aleyhte referandum konuşmasıyla ilgili olarak 'lehte konuşma yapamazsınız, evetle ilgili konuşma yapamazsınız' gibi demokratik ülkeler açısından son derece garip ve izahı mümkün olmayan uygulamaların yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Ekonomik anlamda çökertme faaliyetlerini, Türkiye'ye saldırı faaliyetlerinin yaşandığını hep beraber izliyoruz" ifadelerini kullandı.
 
Çelik, dünyada lider ve yönetim sorunu olduğuna işaret ederek şöyle devam etti: "Dünya insanlığı, ülkeleri yönetme sorunuyla karşı karşıya. Dünün Avrupası yok, ırkçılık almış başını gidiyor ve nereye varacağı da belli değil. Avrupa kendisine vaziyet edemiyor. Suçu başkasında aramasın. 'Kopenhag kriterlerinin önümüze koymuş olduğu kriterlere uyun' diyoruz. Yıllarca bize 'ona uyun' dediler, biz o kriterleri gerçekleştirdik, şimdi onlara diyoruz ki 'Siz ne alemdesiniz?' Akıllarına vaziyet edememenin, acziyetlerini Türkiye üzerine yıkmaya çalışıyorlar. Türkiye'de lider sorunu yok, Türkiye'de yönetenlerle yönetilenlerin dayanışmasında bir problem yok. 15 senedir istikrarlı bir yönetim gidiyor."
 
Millete sahip çıktıkları sürece birlik ve beraberliğin devam edeceğini anlatan Çelik, Türkiye'nin istikrarını bozmak isteyenler olduğuna, ülkenin bölgede güç dengelerinin dışında kalınmasının istendiğine dikkati çekti. Türkiye'nin buna müsaade etmeyeceğini dile getiren Çelik, "Hele Türkiye'nin bugünkü yönetimi buna müsaade eder mi? Sen kafana göre 100 yıl önce çizdiğin planları, şimdi yine masa başında çizeceksin, Türkiye de bunları izleyecek. Öyle bir anlayış yok, onlar çok geride kaldı, çok demode oldu. 80 milyonuna sahip çıkan, 783 bin kilometre karesine sahip çıkan, dostunu ve düşmanını bilen bir yönetim var Türkiye'de. Bunu herkes görüyor" değerlendirmesinde bulundu.
 
"Tarımın farkında olarak geleceğimizi inşa etmek durumundayız"
Çelik, tabii ki yemek için yaşamadıklarını ama yaşamak için yemek durumunda olduklarını, yemek denildiğinde de sofralarımızın vazgeçilmezi et konusunun ister istemez gündeme geldiğini aktardı.
 
Tarımın dün olduğu gibi bugün de stratejik bir sektör olduğunu, sanayi devrimiyle sanki biraz ötelenmiş olsa da öneminin arttığını vurgulayan Çelik, "Türkiye'nin nüfusu, dünyanın nüfusu artıyor. Ne yiyecek bu insanlar? Bu salonu dolduran insanların ürettiklerine mahkûm dünya insanlığı. Onun için siz çok kıymete bineceksiniz. Bunun farkında olarak geleceğimizi inşa etmek durumundayız. Nüfus artıyor. Küresel ısınma, iklim şartları değişiyor, tarım arazilere küçülüyor ister istemez tarım da böylece kıymete biniyor" diye konuştu.
 
Çelik, Dünya Gıda Örgütü'nün yaptığı araştırmaya göre, 30 yıl sonra dünya nüfusunu beslemek için hâlihazırdaki üretim ve hasılanın yüzde 60 artması gerektiğini, aksi halde 2 milyar aç ve yoksul insana 2 milyar daha ekleneceğini, dünya nüfusunun yarısının aç ve yoksullukla karşı karşıya kalacağını, bu durumun da barış ve huzuru tehdit edeceğini belirtti.
 
Mevcut arazi, toprak ve üreticinin korunması, teknolojinin iyi kullanılması gerektiğini ifade eden Çelik, "Ki bu yarıştan kopmayalım. Aksi takdirde bu yarıştan koparsanız vay halimize, gelecek olan gıda savaşlarının da kapısını aralamış olacaksınız" dedi.
 
Çelik, tarımın hayvancılığın kıymetini bilen Türkiye'nin bu sektörlere çok ciddi destek verdiğini, bu sektörlerden elde edelin hasılanın artması için mutlak suretle yeni adımlarla bakış açıların geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
 
"Milletin boğazına kimse ekmeği dizmeye kalkmasın"
Yılda son derece düşük olarak küçükbaş hayvancılıktan 113 bin ton et elde edildiğini, 42 milyon olan küçükbaş hayvan sayısının da çok az olduğunu belirten Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Onun için milletin boğazına kimse ekmeği dizmeye kalkmasın. Şunu yemeyin bunu yemeyin. Bunu bilim adamları adı altında yapanları doğrusu bu salonda da bir kez daha kınıyorum. 50 kere söyledik. 'Ekmek yemeyin, süt içmeyin, et yemeyin. Yok şunları yemeyin.' Bu nasıl bir yaklaşımdır nasıl bir bilimsel yaklaşımdır. Bir kişinin rahatsızlığı varsa hangi ürünleri tüketmemesi gerektiğini doktor ona söyler. En fazla siz bir bu konuda gerçekten dirsek çürütmüş, kafa yormuşsanız dersiniz ki 'ayarında yiyin kararında yiyin' deyin. Küçükbaş hayvan etiyle ilgili öyle bir yanlış imaj oluşturuldu ki şuymuş, buymuş, hepsi yalan. Bu coğrafyada bizim damak tadımıza en uygun küçükbaş hayvan etidir. Bunu tükettirmeyerek neyi amaçlıyorlar? Bakın şunu unutmayın çok büyük savaşlar var. Gördüğünüz savaşlar var Suriye'deki gibi, bir de görmediğiniz ticari savaşlar var. Ne yapmak istiyorlar. Bu coğrafya, küçükbaş hayvancılığa uygun. Küçükbaş hayvancılıktan bu coğrafyayı çıkaralım. Çıkarmanın taktiği nedir? Taktiği gayet açık. Yani organik diyorsunuz. Zaten birçoğu yaylalarda ovalarda meralarda organik olarak beslenen bu hayvanların etini yemeyeceğiz de ne yiyeceğiz? Hangi eti yiyeceğiz. Saçma sapan yaklaşımlarla maalesef bu milletin ana uğraş alanlarından hayvancılıktan ana damarlarından birisini kurutma gayreti içerisindeler. Buna hiçbirimiz müsaade etmemeliyiz. Bizim daha büyük hedeflerimiz var. "
 
Bakan Çelik, üreticinin malını dünyaya satabilmesi için uluslararası iş forumlarına katıldıklarını, diğer taraftan bu ürünlerin içeride de tüketilmesini sağlayacak mekanizmalar kurulduğunu belirterek, "Gerçekten hiç izahı mümkün olmayan propagandalarla üreticimize nasıl darbe vurduklarının farkında olmayan zavallıları da burada bir kez daha kınadığımı özellikle belirtmek istiyorum" ifadesini kullandı.
 
"Herkes küpeyi taksın, hayvanlarını kayıt altına alsın"
Hayvancılıkta yaptıkları desteklerden herkesin yararlanmasını istediklerini ve hayvancılıkta kayıt dışı istemediklerini dile getiren Çelik, "Kayıt dışı bir şey istemiyoruz. Yüzde 30 hayvan kayıtlı değil. Hepsi kayda girecek. Çünkü tablomuzu görelim ki ona göre planlama yapalım. 42 milyon değil de 50 milyon hayvanımız varsa ona göre projeler geliştirmeliyiz. Onun için kayıt altına girmeleri ve desteklerden yararlanmaları konusunda bize düşen neyse yapmaya hazırız" diye konuştu.
 
Çelik, 2017 yılı itibarıyla organik hayvancılık noktasındaki sorunun ortadan kaldırılacağını aktardı.
Hayvanların küpelenmesi işine değinen Çelik, şöyle devam etti: "Eski borçlar, eski parayla söylüyorum 6 katrilyon var. Hesap kitap var. Bakın ben size net söylüyorum. Kanun teklifimiz Başbakanlıkta. Geçmişle ilgili kimse bir şey takmasın kafasına. Geçmişle ilgili her şeyi siliyorum. Herkes küpeyi taksın, hayvanlarını kayıt altına alsın. Bunla ilgili düzenlemede 'af' diyorsanız af bunla ilgili düzenlemeyi çıkartıyoruz. Bütün hayvanlarımızın küpelenmesi gerekiyor. Onun için küpe işlerini merkez birliğimizle yapacağımız protokolle sizlerle beraber yapacağız."
 
Birlik başkanlarına seslenen Çelik, "Sizi başkan yapan üreticilerdir. Üretici olmasa birlik başkanı olmaz. Üretici olmazsa bakan da olmaz. Onun için biz bakanlık olarak başta üreticinin kıymetini bilmek zorundayız. İçeri girerken gördüm nasırlı eller, çileli eller, toprak kokan eller. Önce üreticimiz. Biz desteğimizi kime vereceğiz? Üreticinin cebine vereceğiz. Bu birlikler bu üreticiye hizmet ettiği sürece bu birliği dimdik ayakta tutmak da bizim görevimiz" ifadelerini kullandı.
 
Bakan Çelik, birlikler tarafından hayvan başı yapılan kesintiler nedeniyle yaşanan ihtilafa değinerek "2017 kararnamesine bunu koyuyoruz. Bu ihtilafı kapatıyoruz. Siz üreticilerle yağ bal kaymak gibi olacaksınız. Üreticilerle ihtilafınız olmayacak. Üretici üretimine, siz onlara hizmet etmeye bakın. Biz de size hizmet etmeye bakalım" dedi.
 
Stopajla ilgili kesintiler konusunun ise Maliye Bakanlığıyla görüşüleceğini anlatan Çelik, bakanlık olarak mücadele etmeye devam edeceklerini bildirdi.
 
"Kendi çiftçimizi zengin etme durumundayız"
Çelik, tüm sektörün birlik ve beraberlik içinde çalışması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu dayanışma içinde 70 milyon, 80 milyon küçükbaş hayvana ulaşmamız gerekiyor. Gerek büyükbaş hayvan gerek küçükbaş hayvan ithalatları geçici diyorum. Biz kendi kendine hayvancılıkta yeterli olmak durumundayız. Bu sene büyükbaş hayvancılık ithalatına yüzde 20 kesinti getirdik. Kaç hayvan gelecek, 500 bin mi? Getirmeyeceğiz yüzde 20'sini içeriden alacağız. Seneye yüzde 30'u, yüzde 40'ı içeriden alacağız. Böylece dışarıya namerde muhtaç olmayan başkalarının çiftçilerini, hayvancılarını zengin etme gibi bir politikamız olamaz. Kendi çiftçimizi kendi hayvancılıkla uğraşan vatandaşımızı zengin etmek durumundayız."
 
Geçen yıl "Genç Çiftçi Projesi" kapsamında 107 bin küçükbaş hayvan dağıtıldığını hatırlatan Çelik, desteklemelerin devam edeceğini söyledi.
 
Adana Milletvekili Tamer Dağlı da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Ben de çobanım" sözünü hatırlatarak, "Biz de Saimbeyli, Feke'nin köylerinde bizim tabirlerimizle koyun güttük inek otlattık. Allah’da bu görevi nail etti çok mutluyum" diye konuştu.
 
Adana Milletvekili Necdet Ünüvar ise AK Parti iktidarlarının tarım ve ekonomide büyük hizmetlerde bulunduğunu hatırlatarak, "Daha çok yapacak şeyimiz var. Sürekli çalışmak, üretmek durumundayız" ifadelerini kullandı.
 
Adana Milletvekili Fatma Güldemet Sarı da sektör toplantısının Bakan Çelik ve Hamdu Sena Bilgin'in katılımıyla Adana'da düzenleniyor olmasından mutluluk duyduğunu kaydederek, Adana'nın tarım ve hayvancılık potansiyelinden bahsetti.
 
Başkan Nihat Çelik: Bize atalarımızdan kalan bir mirastır
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, sektörün ve Türkiye'nin ekonomik anlamda iyileşmesi için anayasa referandumunda 'evet' oyu vereceklerini kaydederek, Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliklerinin 260 bin üyesi ve aileleri ile birlikte düşünüldüğünde 2 milyon insanın EVET diyeceğini ifade ederek, "Ekonomik büyümeden en büyük payı alması gereken insanlar üreten, yetiştiren çobanlarımızdır. Bizim işimiz çok zor ve oldukça meşakkatlidir. Koyun ve keçi yüzyıllar öncesinden bize atalarımızdan kalan bir mirastır. Bu mirası ilelebet yaşatmak ve sektörümüzü daha iyi yerlerde görmek için 16 Nisan'da EVET diyoruz. Kırsaldan kentlere göçün önlenmesi için, ülkemiz coğrafyasında, üretmek ve toprağını korumaktan ve yaylalarını sahipsiz bırakmamaktan başka bir derdi olmayan ve geçimlerini küçükbaş hayvancılıktan sağlayan yetiştiricilerimiz yani çobanlarımızın emeklerinin karşılığını almaları için, yıllardır bu ülkenin kaymağını yiyipte vatana ihanet edenlere dur demek için 16 Nisan'da EVET diyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 'Peygamber mesleği olan çobanlığı, teknolojinin tüm imkânlarıyla destekleyerek doğru planlamayla teşvik ederek hak ettikleri konuma getireceğiz. Çobanlık deyip hafife almayın. Çobanlık felsefesini anlamayan onun psikolojisini yaşamayan insan yönetemez. Ben de bir çobanım' diyerek gelecek için sektörümüze ışık tuttuğu için 16 Nisan'da EVET diyoruz. 
Küçükbaş hayvancılığın gelişmesi için büyük çaba sarf eden ve destek veren, yıllarca çoban diye hakir görülen yetiştiricilerimize ve sektörümüze bugün başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım ve Bakanımız Sayın Faruk Çelik Bey tarafından özel bir değer verilmesine bir teşekkür olarak EVET diyoruz" şeklinde konuştu.
 
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, yıllarca sahipsiz kalan küçükbaş hayvancılık sektörünün 2006 yılı itibariyle AK Parti Hükümetlerinin sahiplenmesi ile çok önemli mesafeler kaydettiğini belirterek Birliklerin kuruluşu ve Merkez Birliği'nin kurulması ile birlikte küçükbaş hayvancılığımızda yeni bir dönem başladığını söyledi.
 
Genel Başkan Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: "AK Parti Hükümetlerinin başa gelmesi sonrasında Bakanlığımızın Cumhuriyet tarihinde bir ilk olarak küçükbaş hayvancılığı destekleme kapsamına almasıyla birlikte koyun keçi varlığımız gerek sayı bakımından gerekse verim artışları ile önemli gelişmelere sahne oldu. Birliklerimiz kurulmadan önce 31 milyona kadar gerilemiş olan küçükbaş hayvan varlığımız bugün 44 milyon civarına yükselmiş olup, Avrupa’da birinci sıradaki yerini korumaktadır. 10 yıllık bir maziye rağmen Merkez Birliğimiz, Bakanlığımızla uyum içerisinde çalışarak bu kısa zaman diliminde önemli başarılara imza atarak yetiştiricilerimizin hem yüreği hem de sesi olmuştur.’’
 
Genel Başkan Çelik, şu an 44 milyon civarında olan küçükbaş hayvan sayımızın 70- 80 milyonlara çıkarılmasının ana hedefleri olduğunu belirterek, "Bunun için de coğrafyamız, zengin çayır ve mera varlığımız son derece uygun olup, yeterli potansiyele sahiptir. Ancak bu rakamlara ulaşabilmek için de her zaman olduğu gibi bugün de Bakanlığımızın büyük desteğine ve gücüne ihtiyacımız vardır’’ dedi.
 
Genel Başkan Çelik, Bakanlıktan taleplerini dile getirirken özellikle desteklemeler konularına dikkat çekerek destekleme ödemelerinin en geç Mart ayı içerisinde yapılmasını, destekleme miktarının 50 liraya çıkarılmasını, erken kuzu kesimlerini önlemek için kuzuya da destek verilmesini, başvuruda bulunamayan ve göçer hayvancılık nedeniyle güncelleme yaptıramayan yetiştiriciler için sistemin bir haftalığına açılmasını, küçükbaşın organik hayvancılık destekleme kapsamına alınmasını, küpe ve küpeleme işlerinin Birliklere devredilmesini, Soykütüğü yürütme yetkisinin Merkez Birliği ve Birliklere verilmesini, koç ve teke test istasyonlarının kurulması için Birliklere maddi destek sağlanmasını, Bankaların yetiştiricilerin aldığı desteklemelerden kesinti yapmamasını ve % 2 gelir vergisi stopajnın kaldırılmasını, dosya bedeli ve kağıt parasının kaldırılmasını, İşkur tarafından çoban istihdamının sağlanmasını, İl Mera komisyonlarında Birlik temsilcilerinin doğal üye olarak bulunmasını ve Et ve Süt Kurumunca mezbaha ve süt toplama merkezlerinin oluşturulmasını ve diğer sorunları dile getirdi.
 
Konuşmaların ardından TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik Bakan Faruk Çelik’e Van ilinin meşhur otlu peynirinden hediye etti. Ayrıca Genel başkan Çelik ve Genel Başkan Yardımcısı Ali İlbaş birlikte üzerinde 'Kararımız Evet' yazılı bir kilim hediyesinde bulundular. Bazı Birlik Başkanlarının sunduğu hediyelerden sonra toplantı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in Birlik Başkanlarıyla hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
 
Hamdu Sena'ya büyük ilgi 
Yeni doğum yapan keçiyi sırtında taşıyan Hamdu Sena Bilgin büyük ilgi gördü.
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik’in davetlisi olarak Adana’ya gelen ve Rize'de, yeni doğum yapan keçiyi sırtında, yavrusunu ise köpeği ile dik yamaçtan köyüne taşıyan ve ağabeyi Ali Rahman'ın çektiği fotoğrafla sosyal medyanın gündemine oturan Hamdu Sena Bilgin, toplantı esnasında Bakan Faruk Çelik ile bir araya geldi.
Bakan Çelik, "Neler yaptığı dünyaya ibret olacak bir sahne sergiledi. Onun için genç çiftçi destekleme projesinde bu sene bakanlık olarak yapmamız gerekeni yapacağımızı, burada ifade ediyorum. Artık bir keçi oğlak değil, 40 tane olacak" dedi. Bilgin de Bakan Çelik'e teşekkür etti.
Benzer Yazılar..
Yorumlar
Yazı hakkında yorum bulunmamaktadır.
Yorum Yaz