• /Content/img/posters/jpg/image_cd1258e5-a442-4a41-b3ee-5afecccd1e3d.jpg
Ankara, çok belli etmez ama iyi tarım ve hayvancılık kentidir
31 Mart 2017 Cuma \\ Aktuel \\ Yorum Yok
KOYUN&KEÇİ DÜNYASI / Ankara çok belli etmez ama iyi tarım ve hayvancılık kentidir. Ankara'nın keçisinden havucuna, balından arpa buğdayına birçok tarımsal ve hayvansal faaliyeti bu topraklarda görmek mümkün. Ankara diye gördüğünüz kent merkezi, buz dağının görünen kısmıdır. En az bunun iki katı da kırsaldadır. Büyüktür, verimlidir ve bir o kadar da ihmal edilmiştir.  
 
Ankara’nın 25 ilçesi var. Her bir ilçenin marka olabilecek, coğrafi işaret alabilecek, kentin ekonomik hayatına yön verecek bir çok tarımsal, hayvansal ürünü, kırsal değeri var. İşte birkaç örnek;  
 
Ankara Keçisi ana kahramanımız. O sadece Ankara’nın değil dünyanın gözbebeği. Bizim marka temsilcimiz. Varlığı ile Ankara’nın adını tüm dünyaya taşıyan güzeller güzeli keçimiz... 
 
Nallıhan; Nallıhan Zeytini, İpek Böcekçiliği. Kuşlarla aranız iyiyse Kuş Cenneti görülmeye değer. Hazır gittiniz, mutlaka Nallıhanlı kadınların elleriyle binbir emek tezgahlarda dokuduğu o rengarenk ürünleri görmeden dönmeyin. 
 
Beypazarı; elbette havucu. Geleneksel Beypazarı Evleri arasında dolaşırken bir bardak havuç suyu içmeyi ihmal etmeyin. 
Ayaş; domates ve dutunun tadına daha bakmadınız mı? 
 
Güdül; leblebi deyince akla Çorum gelir ama Güdül leblebisini de denemelisiniz. 
 
Polatlı; arpa ve buğday ambarı. Soğan ve patatesi ise Ankaralının tercih sebebi. 
 
Haymana; Koyunculuk o kadar gelişmiş ki Haymana Koyun Yoğurdu'nu satın almak için sıraya girmeniz gerek. 
 
Çubuk desem? Tabi ki hepimizin bildiği Çubuk Turşusu. 
 
Çamlıdere ve Kızılcahamam; balı ile ön plana çıkıyor. Çamlıdere’de Ankara’nın ilk organik sertifikalı bal üretimi yapılıyor. 
Bala; Bulgur. 
 
Evren ve Kalecik; Üzüm yetiştiriciliği çok gelişmiş. Evren üzüm pekmezi bizim evin vazgeçilmezi.  Kalecik Karası'nı ise bilmeyen yoktur sanırım. 
 
Kahramankazan ve Şereflikoçhisar; kavunu çocukluğumun en güzel kokularından birinin yegane aktörü.  
Bu listenin bir kısmı. Kim ne kadarını biliyordu bilmiyorum ama ben kaç yıllık Ankaralıyım. Listede yer alan ancak birkaç değerden haberdardım. 
 
Liste ortada... Hal böyle olunca söylemek ne kadar kolay, Ankara kesinlikle kırsal değerleri güçlü, tam bir tarım ve hayvancılık kentidir. 
Ankara sadece kendi potansiyeli dışında hem lokasyon hem de stratejik olarak İç Anadolu Bölgesi başta olmak üzere ülke tarım ve hayvancılığının bölgesel başrol oyunculuğunu üstlenebilecek potansiye sahip.
 
Bu şartlarda Türkiye’nin ilk ve tek Anadolu Yetiştiriciler, Canlı Hayvan ve Çobanlar Fuarı’nın Ankara’da düzenlenecek olması tesadüf değildir.  
 
Anadolu Yetiştiriciler, Canlı Hayvan ve Çobanlar Fuarı, ihtiyaçtan doğmuş ve gelişmiş bir projedir esasında. 
 
Türkiye özellikle küçükbaş hayvancılık ve arıcılık alanında bir çok açıdan güçlü, dünya ile rekabet edebilir, Ortadoğu ve Avrupa başta olmak üzere bir çok kıtaya hayvan ve hayvansal ürün ihracatı yapabilir durumda. 
 
Fakat hayvancılığımızın niteliğini artırmamız gerektiği de aşikar. Her sektörde olduğu gibi kaliteli ve sürdürülebilir arz, karlı işletmeciliğin temel kuralıdır. Ekonomi, pazarın talebini karşıladığımız müddetçe dönmeye devam edecektir. 
Hayvancılıkta kaliteli ürün ise, ancak kaliteli hayvan ile mümkün. O nedenle canlı hayvan fuarları, bir ülkedeki ya da bölgedeki hayvancılık kalitesini doğrudan etki eder. 
 
Ülkemizde yapılan bir çok tarım fuarı genellikle tarım ve hayvancılık fuarı olarak tanımlanır. Bu fuarlarda hayvancılık makine ve ekipmanlarını bulmak da çok mümkündür. Fakat hayvan bulamazsınız. Son yıllarda büyük illerde düzenlenen büyük tarım fuarlarında köşede süs olsun diye bekleyen birkaç koyun keçi, bir iki sığır dışında... 
 
O hayvancılığı yapan o ürünleri üreten emekçileri göremezsiniz. Çünkü fuar sistemleri, ekonomi üzerine kuruludur. Birileri satar, birileri alır! Elbette bu da olmalı ama bir şey eksik. Ruh eksik! İnsan eksik! Hedef eksik! Alışveriş olmazsa fuar olmaz ama ruh olmazsa bu seferde sürdürülebilirlik olmaz. 
 
İşte Anadolu Yetiştiriciler, Canlı Hayvan ve Çobanlar Fuarı bu sebeple doğru bir fuar. Çünkü üretenlerin, yetiştirenlerin neyi istediklerini söylediği bir fuar. Bu fuarın merkezinde insan var. Hayat var. Birlikteliğin getirdiği güç var. 
 
Bu fuarda açık kürsümüz, her çeşit hayvanımız, farkındalığımızı ve kapasitemizi geliştirecek bir çok konuda seminer ve atölyelerimiz, işletmelerimizi doğru dizayn etmek için mikro uygulama çiftliklerimiz var. Ben, bu fuarla ilgili daha çok şey söyleyebilirim. Ama bence gelin görün! 
 
18 -21 Mayıs tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenecek bir diğer fuar ise; Anadolu Kırsal Hizmetler Fuarı. Ankara bu yıl fuarcılık anlamında birçok ilk ve teklere ev sahipliği yapacak. 
 
Anadolu Kırsal Hizmetler Fuarı’nı en az Anadolu Yetiştiriciler, Canlı Hayvan ve Çobanlar Fuarı kadar önemsiyorum. Ülkesel kalkınma yerelde başlar. Bugün kırsala ne kadar hizmet götürebiliyorsak, o kadar kırsal kalkınmayı destekliyoruz demektir. Kırsala hizmet; vatana, insana, çocuklarımızın geleceğine, toprağa, suya, hayvan ve tarıma hizmettir. Kırsala götürülen her hizmet büyük katma değere sahip olup; etkisi ulusal düzeydedir. 
 
Kırsala hizmet götürmek, kırsalın potansiyeli artırmak, kırsal değerlerin markalaşmasını sağlayarak yerel ekonomiye destek sağlamak, kırsalda turizm de dahil olmak üzere bölgenin şartlarına uygun kalkınma modelini ve stratejisini oluşturmak bir çok kurum ve kuruluşun sorumluluğunda. 
 
Bu sorumluluğu paylaşan, hizmet üretme ve götürme noktasında görev alacak yeni bir merciimiz daha var artık. Onlar da Büyükşehir Belediyeleri. 
 
2014 yılında yürürlüğe giren 6360 yasası ile birlikte büyükşehirlerde İl Özel İdareler kapatıldı. Görev ve yetkileri Büyükşehir Belediyelerine verildi. İl Özel İdareleri’nin en önemli faaliyet alanlarından biri kırsala hizmet götürmekti. Tarımsal, hayvansal hizmetlerden kırsalda ekonomik, sosyal ve kültürel hayata kadar bir çok alanda hizmetleri oluyordu, İl Özel İdarelerinin. En azından var olma sebepleri buydu. Ne kadar başarılılardı? Elbette tartışılır. 
 
Kırsal Hizmetler, Tarımsal Hizmetler, Tarım ve Hayvancılık gibi başlıklarda Büyükşehir Belediyelerinde kurulmaya başlanan Başkanlık ve Genel Müdürlükler yepyeni bir alana giriş yapmış oldu. Bütünşehir yasasıyla birlikte büyük şehirlerde bir çok köy mahalle oldu, büyük şehirlerin hizmet götüreceği coğrafya genişledi. Artık büyükşehir kırsalda, kırsal da büyükşehirdeydi. 
 
Hal böyle olunca yeni ama zorlu bir mücadeleye giren büyük şehirlerin Kırsal Hizmetler birimlerine büyük iş düşmüş oldu.  
Madem yasayla kırsal ve kent bu kadar yakın o zaman yapılacak tek iş kalıyordu, kağıt üzerindeki durumu gerçek kılmak. 
İşte Anadolu Kırsal Hizmetler Fuarı’nın da çıkış sebeplerinden biri bu oldu. 
 
Özellikle büyükşehir belediyelerinin kendi hizmet alanlarında, kırsaldaki değerleri açığa çıkarma, onlardan marka yaratma, kırsal turizm, kültür ve ekonomiye katkı sunma, yine yerel tarım ve hayvancılığı destekleme noktalarında vermiş oldukları hizmeti güçlendirmek için bu fuar önemli. Kırsalın bu hizmetlerden haberdar olması ise daha önemli. Kırsalda üreten, yaşayan biri için çalınacak bir kapının kıymetini yine ancak orada yaşayan biri bilebilir. 
 
Kamu, sektör ve üretici/yetiştirici buluşması doğru hizmetin, doğru zamanda doğru yere gitmesini sağlayacak konsensus ortamı yaratacaktır. 
 
Fuarların Ana Sponsoru olan Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler ve Jeotermal Kaynaklar Dairesi Başkanlığı hakkında birkaç kelam etmeden yazımı kapatmak istemiyorum. 
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler ve Jeotermal Kaynaklar Dairesi Başkanlığı da 2014 yılında Türkiye’de ilk kurulan kırsal hizmetler başkanlıklarından biri. 
 
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler ve Jeotermal Kaynaklar Dairesi Başkanlığı çok mühim bir görevi sırtlanmış durumda.  Belediyecilik anlamında yeni, kritik ve sorumululuğu büyük bir iş yapıyorlar. Ama yapıyorlar! Çünkü sahadalar, çünkü üretici, yetiştirici, çoban ile omuz omuzalar. Önce sahayı analiz ediyorlar sonra hizmeti sağlıyorlar. 
 
Üreticinin, yetiştiricinin, çobanın sesini duyuyorlar çünkü kulak veriyorlar...
Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Özgür Güven ve ekibine çobanların sesini duyduğu, Çobanlar Fuarı adında bir fuara hiç düşünmeden destek verdiği ve en az bizim kadar heyecanlı olduğu için çok teşekkür ediyoruz. 
İyi ki varsınız. 
 
 
 
Benzer Yazılar..
Yorumlar
Yazı hakkında yorum bulunmamaktadır.
Yorum Yaz