• /Content/img/posters/jpg/image_96da6827-c7c3-4535-859b-a5b992975de1.jpg
HER YIL 5 MİLYON KÜÇÜKBAŞ HAYVAN KAYBEDİYORUZ
1 Şubat 2017 Çarşamba \\ Birlikler \\ Yorum Yok
KOYUN&KEÇİ DÜNYASI / Türkiye'de her yıl doğan kuzu ve oğlakların yüzde 30'unun doğum sonrası kaybedildiğini kaydeden Ankara İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hasan Kılınç, ölümlere önlem alınması durumunda yılda ortalama 1 milyon kuzu ve oğlak kurtarmanın mümkün olduğuna ve bunun da ülkemiz et açığını kapatarak, ithalatın önüne geçebileceğine değindi.
 
Küçükbaş hayvan yetiştirmek için verimli coğrafi şartlara ve uygun iklime sahip olan Türkiye'de her yıl doğan kuzu ve oğlakların yüzde 30'u doğum sonrasında farklı sebeplerle hayatını kaybediyor. Bu durum; hem küçükbaş hayvan yetiştiricisine hem de ülke ekonomisine büyük zarar veriyor. Konu ile açıklama yapan Ankara İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hasan Kılınç, yılda 5 milyona yaklaşan ölüm kayıplarının önüne geçildiği takdirde 1 milyona yakın küçükbaş hayvanın kurtarılabileceğini ve bunun hem ülkenin et açığını kapatacağını hem de et ihracatına kapı açacağını söyledi. 
 
YAŞANMADAN ÖNLEM ALINMALI 
Ülkemizde yaygın olan tedavi odaklı çalışmaların çok önemli olduğunu fakat asıl çözümün koruyucu odaklı kontrol olduğunu dile getiren Kılınç, "Sorun ortaya çıktıktan sonra tedavi etmenin yerini, soruna önlem olarak koruma tedavisi politikası uygulanması almalıdır. Bu sayede ülkemizde ortalama yüzde 30 olan kuzu ve oğlak ölümlerini ilk etapta yüzde 20'lere kadar indirebilmemiz mümkün olacaktır. Bu da hem yetiştiricimizin zarar etmeden hayvancılığa devam etmesi açısından hem de ülke et açığının önüne geçilmesi açısından çok önemlidir" dedi. 
 
"1 MİLYON KÜÇÜKBAŞ HAYVAN KURTULABİLİR"
Kılınç, koruyucu hekimlik sistemi uygulanmasıyla yavru ölümlerinin önüne geçerek yılda ortalama 1 milyon küçükbaş hayvan kurtarılabileceğinin altını çizerek, "Koruyucu veteriner hekimliği sistemi ile kuzu ve oğlak ölümlerini yüzde 5 oranında bile azaltabilirsek, 250 bin oğlak, 750 bin kuzu olmak üzere toplamda 1 milyon küçükbaş hayvanı kurtarabiliriz" ifadelerine yer verdi. 
 
"ET İTHALATI BU ÖNLEMLERLE ENGELLENEBİLİR"
Koruyucu hekimlik sisteminin yaygınlaşması ve ölümlere önlem alınması durumunda ülkemiz et açığında da ciddi bir azalma görüleceğini anlatan Kılınç, şu ifadelere yer verdi: "Ülke ekonomimizde büyük yere sahip olan küçükbaş hayvancılığın önüne ölümlerin geçmesine izin vermemeliyiz. Kurtardığımız hayvanlar, ülkemizin kanayan yaralarından olan et açığına da dur diyecek. Bu durumda sistem geliştikçe eminim ki, ithalatın yerini ihracat alacak." 
 
"GEBELİK SÜRECİNDEKİ BESLENMEYE DİKKAT EDİLMELİ"
Kuzu ve oğlak ölümlerinin bir kısmının beslenme hatalarından kaynaklandığının altını çizen Kılınç, "Ülkemizde koyun ve keçi besleyen üreticilerin bir bölümü beslenme ile ilgili basit ancak hayati olan uygulamalarla ilgili hatalı alışkanlıklarına devam etmektedir. Gebelikte iyi beslenemeyen annenin, doğum sonrası sütü çok az olur ve yavrularını iyi besleyemez. Kuzu ve oğlaklar gerekli protein, vitamin, mineral gibi besleyici değerleri annelerinden yeterince alamadıkları için güçsüz ve çelimsiz doğarlar. Bağışıklık sistemleri zayıf, hastalıklara karşı son derece dirençsiz olurlar. Bunun sonucu ishaller şekillenir ve ölüm riski artar. Yine vitamin+mineral azlığı sonucu dönem dönem ağızlarda yaralar oluşur ve annelerini ememeyen yavrularda ölümler artar. Beslenmeye bağlı bir diğer ölüm nedeni ise; küflü,bozulmuş kaba yemlerdir. Bu konuda da dikkatli olmak gerekir" dedi.
 
Kılınç, beslenmede de koruyucu önlemler alınarak, şu uygulamalara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi: "Bu durumda gebe koyun ve keçilere, gebeliğin son 1,5 ayında güvenilir bir fabrika yemi ve yine güvenilir bir vitamin+mineral karması takviyesi mutlaka yapılmalıdır. Kuzu ve oğlaklara vereceğimiz kaba yemlerin iyice kurutulduktan sonra balya yapılmış olmasına dikkat edilmelidir." 
Benzer Yazılar..
Yorumlar
Yazı hakkında yorum bulunmamaktadır.
Yorum Yaz