• /Content/img/posters/jpg/image_cce8094d-3f22-41d2-883f-46618a13b5fa.jpg
KENDİ ÜRETTİĞİMİZ ETİ NE ZAMAN YERİZ?
14 Ocak 2018 Pazar \\ EMRE AKTAŞ \\ Yorum Yok

KENDİ ÜRETTİĞİMİZ ETİ NE ZAMAN YERİZ?

Bu gidişle zor çünkü ülkemizde olduğu gibi dünyada da et fiyatları almış başını gidiyor. FAO verilerine göre dünya et fiyat endeki 2017 yılının son ayında uluslararası sığır eti fiyatlarının düşmesine bağlı olarak az oranda değişti. 2017 yılının tümüne bakıldığında ise fiyatlar 2016 seviyesine göre yaklaşık %9 oranında bir artışla karşılaştı bu artış ise yıllık bazda ortalama $1 seviyelerine tekabül ediyor.

Dünya 21. yüzyıla kadar aritmetik şekilde büyüdü; 1,2,3,… şeklinde, günümüzde ise bu büyüme şekli geometrik; 2,4,8,16,... diye devam edecektir. Ticari hayatın kolaylaşmasına da katkıda bulunan ticaret borsaları üreticiler açısından da oldukça faydalıdır. Aynı zamanda borsaya dahil olan ürünlerin fiyatlarını arz ve talep çerçevesinde belirleyecek ve satılmasında öncü olacak yerlere de gereksinim oluşmuştur. Ticaret borsalarını tanımlamak gerekirse, genellikle tüccarlardan oluşan ve belirtilen ihtiyaçlara cevap vermek üzere kurulmuş olan kurumların genel adıdır.

Neden Et Borsasına İhtiyacımız Var?

Üreticiler normal şartlarda ticaret borsalarının yokluğunda ellerindeki malları satmak üzere pazar arayışı içerisinde olmaktadırlar ve üretilen ürünlerin ticari değerinin bilinmezliği içerisinde; üreticinin ürününü değerinin çok altında satması sonucuna götürebilmektedir, kalıcı sonuç ise üreticinin değerinin altında sattığı ürünü neticesinde maliyetleri karşılayamadığı için piyasadan silinmesi. Ancak ticaret borsaları, çok geniş bir alıcı pazarı yaratarak arz, talep dengesi ve üretim maliyetleri çerçevesinde piyasa fiyatı belirlenebilmekte nihayetinde üretilen ürünlerin üreticilerin elinden hızlıca piyasaya çıkmasını sağlamakta ve üreticilere yeni ürünler üretmek için maddi imkan sağlamaktadır.

Meraların hayvansız kaldığı bir ülkede; hayvancılığın artmasını bekleyemeceğimiz gibi, borsası yani fiyatların arz ve talebe göre dengelendiği bir sistem olmadan da fiyatların dengelenmesin beklememiz pekte mümkün gözükmüyor. Peki et borsamız olursa ne olur;

1)     Kayıt dışı et arzı azalır dolayısıyla vergi kayıp kaçakları önlenir

2)     Kaliteli ve standartı belli et üretimi sağlanmış olur.

3)     Arz ve talep mekanizmasıyla kasap veya marketler borsaya talep ettikleri miktarı belirterek üreticinin ürününü değerinde satması sağlanır bu sayede üreticiden tedarikçiye doğru bir mekanizma oluşmuş olur.

Asıl fayda ise tüketiciye, alım fiyatının ne olduğu bilmek ve sağlıklı et yemek en doğal hakkı. Hem üreticinin hem de tüketicinin aynı anda kazandıkları bir mekanizma kırmızı et sektörü için zaruri hale gelmiş durumda.

Et Fiyatlarında Çözüm; Aracıları Ortadan Kaldırmak Mı?

Hayvan sayımız artıyor ancak tüketim çok daha hızlı artıyor. Türkiye köyden kente göçmeye başladığı günden beri üretim ve tüketim arasında ki açığımız artmaya devam ediyor. Demek dönme zamanı geldi, aman geçmesin..

Canlı hayvan üreticileri düşük fiyattan, tüketiciler ise yüksek fiyatlardan şikayetçi. Peki nasıl oluyor üretici ucuz satıyor, tüketici pahalı alıyor peki arada ki tutarlar nereye gidiyor? Avrupa üreticiden tüketiciye olan doğrudan mekanizmayı kooperatif iler sağlamış durumda, ülkemizde kooperatif sayısı oldukça fazla etkin üretime yönelik oldukça etkin yapıya kavuşan kooperatif sayısı son yıllarda ciddi artış var ve Türkiye’nin marka değeri ve pazar payı açısından oldukça önemli yerlere gelmeye başladı. Bu sayı arttıkça ekonomik katma değer artacak dolayısıyla  hem üreticinin hem tüketicinin yüzü gülmeye başlayacaktır.

Üretim sorunun temelinde küçük aile işletmelerinin tarımsal üretime katılım miktarının düşük olması. Diğer ana başlık ise çiftçinin elindeki hammaddeyi doğrudan satıyor olması. Halbuki çiftçinin üretim izin belgesi, ambalajı ve yerel ürün etiketiyle katmadeğerli ürüne dönüştürmesi, kazanç miktarı ve doğal ürün üretimini artırmakla kalmayacak yerel üretimden gelen markalaşma gücü ile müstahsil sayısı ve üretim miktarı artacak. Böylelikle etimizi, sütümüzü, peynirimizi, tereyağımızı yerli ve doğal imkanlar ile doğrudan müstahsilden tedarik edebilme noktasına ulaşabileceğiz.

 

Kadir Emre AKTAŞ

EMRE AKTAŞ

Köşe Yazarı

Yorumlar
Yazı hakkında yorum bulunmamaktadır.
Yorum Yaz