• /Content/img/posters/jpg/image_9d114956-5a5a-4d4a-9be9-6ddb3ee15962.jpg
Peynirde geçmise dönüs
27 Mayıs 2014 Salı \\ Ümit Şahinler \\ Yorum Yok

Bugünlerde yazılı ve görsel medyanın popüler sözcüklerinden biri “keçi”. Yerel basından ulusal basına kadar, keçi ile ilgili çok sayıda haber, köşe yazısı, araştırma çıkıyor. Ancak bunlardan en ilginci geçtiğimiz hafta Malatya’nın önde gelen gazetelerinden Hakimiyet’te “Bunları Biliyor musunuz?” adlı köşede çıkan bilgiydi.
Gazetede yer alan bilgiye göre, keçi peyniri iltihaba iyi geliyordu. Daha da ilginç olan keçi sütü ile yapılan yoğurt ve peynir özellikle Kanuni Sultan Süleyman döneminde “ilaç” niyetine kullanıldığı iddiasıydı. Yazının devamında, “Diğer sütlerden daha faydalı olan keçi süründen yapılan peynir astım, hazım sorunları, cilt hastalıkları, bebek egzamaları ve varise iyi geliyor, aynı zamanda iltihapları önlüyor” bilgilerine yer veriliyordu. Osmanlıca kaynakların çevirisinden yola çıkarak yapılan bu bilgilendirmeyi günümüzdeki bilimsel araştırmalar da destekliyor.
Burada aslında benim dikkat çekmek istediğim konu, Osmanlı döneminde keçi sütü ürününe verilen önem. Şu an Türkiye’de üretilen 17 milyon ton litre sütün sadece 1 milyon tonu koyun ve keçi sütü. Türkiye’de tüketilen keçi sütü ve keçi sütü ürünleri, toplam tüketimin içinde çok sınırlı bir yer alıyor.
Peki geçmişte nasıldı?
Peynir Anadolu insanı için çok önemli. Kahvaltılarının vazgeçilmezi. Sütü içerek tüketmekten daha çok yoğurt, ayran ve peynir olarak tüketiriz. Osmanlı döneminde ise bu tüketimdeki payın yüzde 10′u geçmeyeceği kabul ediliyor. Bu durum nereye kadar devam etmiş? 70′li yıllara kadar keçi ve koyun sütü, Anadolu’da süt ve süt ürünleri tüketimindeki ağırlığını korumuş. Bu yıllardan sonra küçükbaş hayvancılığın az gelişmiş ülke hayvancılığı olarak görülmesi ve büyükbaş hayvancılığın desteklenmesi ile birlikte küçükbaş hayvan sayımızda, küçükbaş hayvandan elde ettiğimiz verimde hızla azalmış.
Bugün geldiğimiz noktada köylerde garibanın, şehirlerde zengin kesimin tükettiği özel bir ürün keçi ve koyun sütü… Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı hayvancılık stratejisini iki temel üzerine geliştiriyor. Birincisi küçükbaş hayvancılığın her yönden desteklenmesi ve hayvan sayısı artışının sağlanması… İkincisi büyükbaş hayvancılıkta süt hayvancılığından et hayvancılığına geçiş yapılması… Büyükbaşta hem süt hem et üretilen kombine işletmelerin terk edilmesi.
Benim düşüncem çok kısa bir sürede olmasa da uzun vadede Türkiye’de süt ve sütü ürünleri tüketiminde damak tadı alışkanlığının değişeceği kanaatindeyim.
Peynir festivali İzmir’den başlıyor Koyun ve keçi sütü ürünlerine ilgi her geçen gün artıyor. Tam da böyle bir zamanda Tarım Artı çok güzel bir projeye imza atıyor. Türkiye’nin 4 noktasındaki Forum Alışveriş Merkezlerinde Peynir Festivali düzenliyor.
Her platformda dile getirilir, Türkiye peynir çeşitliliğiyle zengin bir ülke, ama dünyaya kendini tanıtamıyor diye… Ben de bunu söyleyenlere hep itiraz ederim: “Türk insanı için peynir çok önemli. Sürü süt olarak değil peynir, yoğurt, ayran olarak tüketiriz. Ve peynir bizim kahvaltılarımızın vazgeçilmezidir. Sabah kahvaltılarında peynir sunumu bizim için bir törendir. Ancak peynir çeşidi olarak sahip olduğumuz zenginliği hangimiz biliyoruz? Türk insanı bu zenginliğin farkında mı?”
Dünyaya tanıtmadan önce bu zenginliği bizim fark etmemiz ve bilmemiz gerekiyor. Bu anlamda hem Forum AVM grubunu hem de Tarım Artı’yı tebrik etmek gerekiyor.
Kahvaltısında peynir yemeyen bir İzmirlinin olduğunu düşünemiyorum. Bunun için her İzmirli 12-14 Nisan tarihlerinde Forum Bornova’da düzenlenecek Peynir Festivali’ne katılmalı, ücretsiz tadımların yapılacağı organizasyonun tadını çıkarmalı.

Ümit Şahinler

Yazar Ümit Sahinler

Yorumlar
Yazı hakkında yorum bulunmamaktadır.
Yorum Yaz