• /Content/img/posters/jpg/image_15677cfb-4900-48a4-bb58-f8e0c8a18eab.jpg
"Süt fiyatları üreticiyi uzaklaştırıyor"
5 Mayıs 2017 Cuma \\ Birlikler \\ Yorum Yok
KOYUN&KEÇİ DÜNYASI / Çanakkale’de 2 yıldan bu yana sabit durumda kalan küçükbaş sütü fiyatları üreticiyi sektörden uzaklaştırmaya başladı. 
 
İnek, koyun ve keçi sütlerinin karıştırılmasıyla elde edilen asırlık lezzet ezine peyniri için tehlike çanları çalmaya başlıyor. Son 2 yıldan bu yana ciddi bir stabilitede kalan küçükbaş hayvan sütü fiyatları üreticinin süt üretiminden uzaklaşmasına neden oldu. Çanakkale Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ferhan Savran, sürekli artan maliyetler karşısında, küçükbaş hayvan sütünün 2 yıl önceki rakamlarda kalmasının üreticiler açısından zor olduğunu belirtti. Mandıracıların hem küçükbaş hayvan sütüne dikkat edilmesi gerektiğini hem de süt fiyatlarını arttırmadığı vurgusunu yapan Savran, Çanakkale’de bugün başlayacak olan Ulusal Peynir Çalıştayı'nda bir marka değeri olan Ezine Peynirinin korunması konusunda adımlar atılacağını söyledi.  
 
“Üretici sektörden uzaklaşıyor”
Son 2 yıldır küçükbaş süt fiyatlarında ciddi bir stabilite diyebileceğimiz bir durumda olduklarının altını çizen Çanakkale Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ferhan Savran: “2-3 yıl öncesinde 1 lira 80 kuruş olan keçi sütü geçtiğimiz yıl 1 lira 40 kuruş ile 1 lira 50 kuruş aralığındaydı. Bu sene yine 1 lira 50 kuruş gibi bir rakama bağlanmış durumda. Bu tabii üreticiyi oldukça sıkıntılı bir duruma sokuyor. Son dönemde özellikle bize başvuran birçok üreticimiz özellikle keçiden çıkmak istediğini söylüyorlar.  Koyun sütü de çok iyi bir rakamda değil. Koyuncularda tamamen bu sektörden çıkamıyorlar ama etçil üretime yönelik bir eğilimleri var. O yüzden bize damızlık etçil ırkları soruyorlar” dedi.  
 
“Çanakkale’de Ezine peyniri diye bir marka değerimiz var” 
Savran, Çanakkale’de bugün başlayacak olan Ulusal Peynir Çalıştayına da dikkat çekerek: “Çanakkale’de Ezine peyniri diye bir marka değerimiz var. En büyük çabamızda hem yöreye katkı olması, hem üreticiye katkı olması açısından bir marka yaratmak çok önemli. Türkiye’de bu markayı yarattık, Ezine peyniri diye bir markamız var” şeklinde konuştu.  
 
"Ezine peynirinin en önemli hammaddesi küçükbaş sütüdür. Zaten mandıracılarla görüştüğümüzde onlarda aman sütümüze dikkat edelim diyorlar" ifadelerini kullanan Savran sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sütümüze dikkat edelim ama fiyat dediğimiz zaman siz dikkat etmiyorsunuz burada, fiyatlar oldukça düşük kalıyor. 3 sene öncesinin de altında. Onun yanında girdi fiyatları hep artıyor. Örneğin yonca balyasını önceden 10 liraya alırken şimdi 20-25 liraya kadar çıktığını biliyoruz. Saman bile deseniz o da pahalı bir ürün, kışın 10-11 liradan satılıyordu. Özellikle bu kış oldukça kurak geçti. Kurak geçtiği için yeşilde bulamadı hayvanlar. Mecburen dışarıya da çıkartamadık hayvanları soğuklardan dolayı, çok yoğun bir şekilde entansif bir üretim şekline döndük. Yoğun bir maliyeti oldu bunun üreticilere. Bu süreçte hem baharın çok fazla olmaması nedeniyle süt miktarında da biraz gerilemeyi bekliyoruz. Doğumlarda sıkıntı oldu, birçok hayvan kaybettik özellikle bu doğumun son 1,5 – 2 ayı hayvan en yoğun bir şekilde yavrusunu büyütüyor. O zaman beslenmesinde sıkıntılar olduğu için birçok defektler gördük, çok ciddi oğlak ve kuzu kayıplarımız oldu üreticimiz açısından oradan da biraz mağduriyetimiz var. Bu süreçle böylelikle bu markayı tutundurabilmemiz için hem mandıracılar, hem biz üreticiler olarak bu işi ayakta tutmak için çabalamamız lazım.”  
 
Üreticiler destek olmalıyız
1970’li 1980’yıllarda Türkiye’de Edirne peyniri diye bir markanın olduğunu bugün kimsenin Edirne peyniri diye markanın varlığından haberdar olmadığını vurgusu yapan Savran: “Edirne’deki üreticilerin hepsi artık küçükbaştan çıktılar. Edirne Borsasında katıldığım birçok toplantıda onlarda Edirne peynirini tekrar kazanmamız gerekir diye bir hedefleri var. Vizyon yaratmaya çalışıyorlar ama üreticiyi tekrar bu işin içine sokmak çok zor bir şey. O yüzden de bu elimizdeki şu değeri muhakkak korumamız lazım. Bu koruma da ya fiyatlarda birazcık üreticiye destek olacağız yada Bakanlık politikaları nezdinde havza bazlı desteklemelerde bu bölgelere özellikle küçükbaş konusunda ilave desteklere bir ihtiyaç olabilir. Bunlarla bunu çözmemiz gerektiğini düşünüyorum” dedi.  
 
Süt miktarı aynı, hayvan sayısı düşüyor
Savran, rakam setlerine bakıldığında süt üretim miktarlarında çok bir değişiklik olmadığını ancak hayvan sayısında ciddi bir düşüş olduğunun altını çizdi. Önümüzdeki yıl içinde bu düşüşün devam edeceği kanaatinde olduğunu belirten Savran: "Çünkü 2 senedir süt fiyatı aşağı yukarı aynı yerde kalıyor. Buda üreticileri oldukça sıkıntılı bir süreç içerisine sokuyor” dedi.  
 
Savran sözlerini şu sözlerle noktaladı: "2014 yılında mandıracıya resmi olarak aksettirilen toplam süt miktarları 7 milyon litre iken bu rakam bu yıl 9 milyon 700 bin litreye çıkmış, küçükbaş sütü. Bu yükselmeyi direk olarak hayvanların verimliliğine ifade etmekte pek doğru olmayabilir çünkü birçok üreticide daha yeni yeni süte olan desteği öğrendiği için daha yeni yeni kayıt altına giriyor bu sistemde."
Kaynak :Boğaz Gazetesi 
Benzer Yazılar..
Yorumlar
Yazı hakkında yorum bulunmamaktadır.
Yorum Yaz