Bakan: “163 bin küçükbaş hayvan ihraç ettik”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, ‘2019 yılında Katar, Sudan, Irak ve Lübnan olmak üzere 4 ülkeye 163 bin küçükbaş hayvan ihraç ettik. Yani artık ithal etmiyoruz’ dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Tarımsal desteği 2 yılda yüzde 52 artırarak 22 milyar liraya çıkardık. Tarımsal hasılamız yüzde 45 artarak 275 milyar liraya ulaştı. Bugün Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk 10 içinde.” dedi.

Pakdemirli, Topçam Yaylası’nda düzenlenen “Koyunculuk Projesi”nin tanıtım toplantısında, yarınlar için küçükbaş hayvancılığı geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi.

Hayvancılığın Orta Asya’dan beri sürdürüldüğünü anlatan Pakdemirli, “Anadolu’da zenginleştirip büyüttüğümüz köklü bir meslek. Hatta peygamber mesleği. Eti, sütü, yapağısı, tiftiği ve derisi ile en temel ihtiyaçları karşılayan küçükbaş hayvancılığımız katma değeri yüksek bir alan.” diye konuştu.

Bakanlık olarak kadim mirası geleceğe taşımak ve daha çok verim almak adına küçükbaş hayvancılıktaki politikaları sürdürülebilir üretim ve katma değerli ürün hedefine uygun belirlediklerini vurgulayan Pakdemirli, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecinde de çiftçi ve üreticilerle birlikte olduklarını söyledi.

Bu dönemde 200’e yakın videokonferans toplantısı gerçekleştirdiklerini ifade eden Pakdemirli, Bakanlık olarak tüm önlemleri aldıklarını, planlamaları ivedilikle oluşturduklarını bildirdi.

Alınan tedbirlerle gıda arzı ve tarımsal üretimin kesintisiz devam ettiğini, bunun 18 yılda canla başla oluşturulan güçlü tarım ve orman altyapısı sayesinde olduğunu belirten Pakdemirli, “Cumhurbaşkanlığı sistemiyle bu yapıyı daha da sağlamlaştırdık. Tarımsal desteği 2 yılda yüzde 52 artırarak 22 milyar liraya çıkardık. Tarımsal hasılamız yüzde 45 artarak 275 milyar liraya ulaştı. Bugün Türkiye, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise ilk 10 içinde. Bu başarı verdiğimiz desteklerin ve elbette tarım orman paydaşlarının, yani sizin emeklerinizle hasıl oldu.” diye konuştu.

Pakdemirli, Anadolu’da koyun ile buğdayın büyük önem taşıdığının altını çizerek, şöyle devam etti:
“Buğdayla koyun, gerisi oyun’. Bu, bizim coğrafyamızı ve kültürümüzü en iyi ifade eden sözlerden biri. Çünkü Anadolu, buğdayın ana vatanıdır. Koyunla keçi de bu coğrafyanın kültürüdür, tadıdır, tuzudur. 18 yıldır olduğu gibi bundan sonra da yeni projelerle küçükbaş hayvancılığı desteklemeye devam edeceğiz. Küçükbaş sayımız Cumhuriyet’in ilk yıllarında 21 milyon civarındaydı. 80’lerin başına kadar da artarak 68 milyona kadar ulaştı ancak 80’lerdeki kalkınma sürecinin etkisiyle, psikolojik, sosyolojik, ekonomik nedenlerle giderek azalmaya başladı. Tabii güvenlik nedeniyle meraların yeterince kullanılamaması da bu azalış sürecini hızlandırdı. Kırsaldan kentlere artan göçlerle insanlar sofralarında küçükbaşı değil, sığır etini tercih etmeye başladı. 2002 yılında küçükbaş sayımız yarı yarıya düşerek 32 milyon başa kadar geriledi. 18 yılda küçükbaşa verdiğimiz destekler ve başlattığımız yeni projelerle bu geri gidişe ‘dur’ dedik.” (Aydınlık)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir