Başkan Çelik: “Milyarlarca dolarlık potansiyelimiz var”

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, “Dünyada koyun keçide 10 milyar doların üzerinde canlı hayvan ve et ihracatı yapılıyor. Talebin gittikçe arttığı bu alanda, milyarlarca dolarlık bir potansiyelimiz olduğu gözden kaçırılmamalıdır” dedi.

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, doların 7,5 liraya yükseldiği, döviz geliri elde etmenin ekonomi açısından en önemli unsurlardan biri haline geldiği bu ortamda, cari açığın kapatılması açısından ihracatın ayrı bir anlam kazandığını bildirerek, “Cari açığın ilacı küçükbaş hayvancılıkta. Dünyada koyun keçide 10 milyar doların üzerinde canlı hayvan ve et ihracatı yapılıyor. Talebin gittikçe arttığı bu alanda, milyarlarca dolarlık bir potansiyelimiz olduğu gözden kaçırılmamalıdır” dedi.

Çelik, “Eğer Avustralya 3 milyar dolara, Yeni Zelanda 2,7 milyar dolara yakın ihracat yapıyorsa, ithalat pazarlarının tam ortasında yer alan Türkiye’nin ihracatı çok uzun olmayan bir zamanda bu rakamlara ulaşabilir” görüşünü paylaştı.

Nihat Çelik, yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) 2018 verilerine göre, Avustralya’nın 2 milyar 667 milyon dolar koyun, 136 milyon dolar keçi eti ihracatıyla ilk sırada yer aldığını, bu ülkeyi koyun etinde 2 milyar 633 milyon dolarla Yeni Zelanda’nın izlediğini, Yeni Zelanda’nın 7 milyon doların üzerinde de keçi eti ihraç ettiğini bildirdi. Çelik, Avustralya’nın koyun keçi eti ihracatının yanı sıra 118 milyon dolarlık canlı koyun, 6 milyon dolarlık canlı keçi ihracatı gerçekleştirdiğini belirtti.

Hollanda ve İngiltere ithal ettiği eti yeniden ihraç ediyor

Koyun eti ihracatında 487 milyon dolarla İngiltere’nin üçüncü, 359 milyon dolarla İrlanda’nın dördüncü sırayı aldığı, 5. olan Hollanda’nın bu başarıyı 1 milyon baştan daha az koyun varlığıyla, ithal ettiği ürünü ihraç ederek gerçekleştirdiği bilgisini veren Çelik, “Hollanda 347 milyon dolarlık koyun eti ihracatını gerçekleştirmek için 413 milyon dolarlık ithalat yapıyor. İngiltere de bundan farklı değil. 487 milyon dolarlık koyun eti ihracatı için 483 milyon dolarlık ithalat yapıyor. Yeni Zelanda, 2 milyar 633 milyon dolarlık canlı koyun ve koyun eti ihracatını 27,3 milyon koyun varlığıyla gerçekleştiriyor. Bizim ise son rakamlara göre 42,7 milyon başa ulaşan koyun,12,35 milyon keçi varlığımıza rağmen ihracatımız neredeyse yok denecek kadar az düzeyde kalıyor. 4 milyon dolarlık ihracatımız, 62,5 milyon dolarlık ithalatımız var. İhracata odaklı üretime geçmemiz gerekiyor” dedi.

Türkiye çok daha avantajlı bir bölgede
Türkiye’nin ithalat pazarlarına çok uzak olan Avustralya ve Yeni Zelanda’ya nazaran ihracatta çok daha avantajlı bir bölgede yer aldığını belirten Çelik, şunları kaydetti: “Uçakla 3 saatlik uçuş mesafesinde yer alan ülkelerden Fransa 570, İngiltere 483, Almanya 477, Hollanda 413, Birleşik Arap Emirlikleri 291, Katar 221, İran 215, Suudi Arabistan 177, Ürdün 142, Kuveyt 82, Bahreyn 56, Umman 48 milyon dolarlık koyun eti ithalatı yapıyorlar. Hatta 1 milyar 308 milyon dolarla en büyük koyun eti ithalatçısı olan Çin ve 933 milyon dolar ikinci büyük ithalatçı olan ABD bile çoğu noktasında Türkiye’ye daha yakın. İş bununla da sınırlı kalmıyor. Suudi Arabistan 518, Libya 190, Katar 141, Kuveyt 113 milyon dolarlık canlı koyun, Umman 110, Suudi Arabistan 67 milyon dolarlık canlı keçi ithalatı yapıyor. Üstelik Ortadoğu’da, Afrika’da, Asya’da koyun keçi eti ithalatı ve koyun keçi eti ithalatı yapan ülkelerin çoğu Müslüman. Bizim bu pazarlara girmemiz dini açıdan da daha kolay.

10 milyar dolarlık pazar var

2018 yılında çok sayıda ülke 7 milyar 694 milyon dolarlık koyun eti, 335 milyon dolarlık keçi eti, 1 milyar 696 milyon dolarlık canlı koyun, 319 milyon dolarlık canlı keçi olmak üzere 10 milyar 44 milyon dolarlık ithalat yaptı. Biz, bu pazardan neden en az yüzde 10 pay almayalım? Dünyanın diğer ucundaki Yeni Zelanda Ortadoğu ülkelerine ihracat yaparken, biz neden yapamıyoruz diye kendimize soralım.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin hayvancılığa gereken önem ve desteği verdiklerini, hayvan varlığında son yıllarda görülen hızlı artışın da bunu göz önüne koyduğunu belirten Çelik, Türkiye’nin kırmızı et sorununun çözümünün de hem kırmızı etteki ithalata ebediyen son vererek hem de büyük miktarlarda ihracat rakamlarına ulaşarak cari açığı belli bir oranda kapatmasının da yolunun küçükbaş hayvancılıktan geçtiğine dikkati çekti.

Ne yapılmalı?

Küçükbaş hayvancılıkta 90 milyon başa ulaşma hedefleri olduğunu bildiren Çelik, şunları kaydetti: “Sadece sayıyı artırmamız yetmez. Verimliliği de artırmak zorundayız. Bir hayvandan daha fazla et, süt, kuzu, oğlak almalıyız. En kısa sürede hayvan ağırlığında optimal ağırlığa ulaşmak zorundayız. Bitkisel üretim yapma imkanı olmayan ve alanı 15,8 milyon hektarın üzerindeki diğer tarım arazilerini de mera kapsamına almak, çayır ve meraları ıslah ederek verimlerini artırmak zorundayız. Sulama yatırımlarını tamamlamak zorundayız. Sulanan alanların bir kısmını yem bitkileri üretiminde kullanmak zorundayız. Yem maliyetlerini aşağı çekmek zorundayız. Kısaca, üretim artışı ve ihracat için destekler artırılarak sürdürülmeli, ihracata yönelik özel destekler verilmeli, çoban sorunu çözülmeli, mera alanları artırılmalı ve ıslah edilmeli, maliyetler aşağı çekilmelidir.” (TARIMDANHABER)

“Valilerden köpek atışması… Hangisi Anadolu Aslanı?” haberini okumak için tıklayınız…

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir