Bizimle İletişime Geçin

Güncel

Başkan Öztürk, yangının ağır bilançosunu açıkladı

Antalya Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, Manavgat yangınında 5 bin civarında küçükbaş hayvanın telef olduğunu ve otlakların yok olduğunu söyledi.

Manavgat, Gündoğmuş, Akseki ve Alanya’da çıkan yangınlardan hayvan yetiştiricilerinin büyük zarar gördüğünü söyleyen Antalya Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeliha Öztürk, en büyük yangının yaşandığı Manavgat’ın hayvan sayısı itibariyle Antalya’da Korkuteli’nden sonra ikinci sırada olduğunu vurguladı.

KOYUN VE KEÇİ KAYBI 5 BİN

Yaylada üreticiye destek olarak yaklaşık 120 bin anaç dağıttıklarını dile getiren Öztürk şöyle konuştu: “Bölgede Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sistemine kayıtlı yaklaşık 320 bin küçükbaş hayvan var. Yangında telef olan hayvan sayısı 5 bin civarında. Ağırlıklı olarak evlerinin altında küçük çapta yetiştiricilik yapan ailelerin hayvanlarını kaybettik.”

YAYLA OLMASAYDI KEÇİ NESLİ BİTERDİ

“Yayla zamanı olmasaydı bu bölgede keçi neslimiz biterdi. Yangın iki ay önce ya da sonra olsaydı birlik üyelerimizin yetiştirdiği hayvan popülasyonunda çok daha büyük bir facia yaşanabilirdi. Yangın sırasında birçok yetiştiricimiz yaylada olduğu için yangının içinde kalmaktan kurtuldular. Bölgedeki hayvan yetiştiricilerinin yüzde 90’lık kısmı yaylalardaydı. Aşağıda kalan üreticilerimiz ve sürüleri yangından zarar gördü.”

DÖNÜŞTE SIKINTI YAŞANACAK

“En büyük sıkıntımız yayla dönüşü hayvanlarımızın barınmasını sağlayacak yerleri oluşturmak. Yetiştiriciler mümkün olduğu kadar yaylalarda kalarak aşağıdaki yerlerin doğal ortamına dönmesini bekleyecekler.”

DÖNÜŞLER KASIM SONUNA KALDI

Doğanın kendini çok çabuk yenileyebildiğini dile getiren Öztürk, “Doğanın yeniden canlanması için yağmurların gelmesini bekliyoruz. O zamana kadar belki yaylalarda karlı ve sert havalara maruz kalacaklar ama bu, kışlık yerlere inmekten daha iyi olacak. Normal şartlarda eylül sonunda olan dönüşler muhtemelen bu sene kasım sonuna doğru olacak” diye konuştu.

OTLATMA SAHALARI YAPILSIN

Yangın bölgelerinde sadece ağaçlandırma değil otlama sahalarının da yapılması gerektiğinin altını çizen Zeliha Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yangının yaşandığı bölgelerde olması gerektiği büyüklükte otlatma sahalarının olmadığını artık biliyoruz. Bundan sonra yapılacak çalışmada, yangın sahasının tamamını ağaçlandırma yapılacak şekilde planlamak olası yangın facialarına davetiye çıkarmak olur. Aynı zamanda bölgede sürüleri olan yetiştiricilerin de geçim kaynağını elinden almak olur. Planlamada, orman içi otlatma alanlarının tamamen yetiştiricilerin yaşadığı, sürülerin bulunduğu bölgelerde oluşturulup küçükbaş hayvancılığa da yaşam şansı tanınmalı.”

BAKANLIKTAN BEKLENTİMİZ

“Toplu bir kalkınma düşünülüyorsa orman da var edilmeli, orman içerisindeki hayvanlar da korunmalı, bölgenin insanıyla birlikte kültürü de yaşatılmalı ve gelecek nesillere aktarılmalı. Özellikle Namaras bölgesi bizim kıl keçisi kültürümüzü yansıtan ve göç bölgelerinde olan önemli bir bölge. Yanan alanlar, onların kış yatakları. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacak planlamalar içerisinde hem ormanı, hem insanı, hem de hayvanı var edecek bir yaklaşımla rehabilitasyon sürecini üstlenmesi gerekiyor. Bu noktada beklentilerimiz büyük.” (Hürriyet)

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Keçi kavgasında kan aktı

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Güncel

Yaban keçisi avlayan şahsa ağır ceza kesildi

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Güncel

Köye dönmek isteyen vatandaşa birlik desteği

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et
Advertisement

Çok Okunanlar