Göçerlerin zorlu yolculuğu başladı…

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin bazı kentlerinden ilkbahar mevsiminde Van ve Hakkari’deki yüksek rakımlı yaylalara gelen göçer aileler, havaların soğumaya başlamasıyla birlikte bölgeden ayrılmaya başladı. Yaklaşık 4 ay boyunca yaylada hayvanlardan sağdıkları sütle kışlık yiyeceklerini hazırlayan aileler araçlarla, çobanlar ise koyun sürüleri ile yaklaşık 2 ay sürecek dönüş yolculuğuna çıktı. Göçer aileler, bu yılki dönüş yolculuğunun pandemi salgını nedeniyle 10 gün gecikmeli olduğunu söyledi.

Batman, Siirt, Mardin ve Şırnak gibi illerden ilkbahar mevsiminde Van’ın Gürpınar, Çatak, Gevaş ve Başkale ilçeleri ile Hakkari’nin yüksek rakımlı yaylalarına gelerek yaz ayları boyunca burada konaklayan, bu süre içerisinde yağ, yoğurt ve peynirlerini hazırlayan göçerler, havaların soğumasıyla birlikte dönüş yolculuğuna başladı. Aileler araçlarla, çobanlar ise koyunlar ile yürüyerek yüzlerce kilometre yol kat edecek. Çobanlar, yaklaşık 2 ay sürecek yolculuk boyunca belli noktalarda konaklayıp, gündüzleri yollarına devam edecek. Aileler de bu noktalarda çadır kurup, koyun sürülerini bekleyecek. Çobanlar, yolculuk sırasında yakınlarıyla görüşebilmek için yanlarında taşıdıkları güneş enerjisi panelleri ile cep telefon ve el fenerlerini şarj ediyor.

Van’ın Gürpınar ilçesindeki Gündoğan Mahallesi’ne bağlı yayla yol güzergahını kullanan ve bu güzergahtaki dağlık alanlardan geçen çobanlar, yüzlerce yıldır süren bir geleneği yaşattıklarını, her yıl hem gelirken, hem de dönerken 4 ay boyunca yollarda olduklarını söyledi.

‘MEMLEKETE DÖNÜŞ YOLCULUĞUMUZ 2 AY SÜRÜYOR’

Van’ın Başkale ilçesindeki Karabirlik Yaylası’ndan memleketlerde Mardin’in Nusaybin ilçesine sürüsüyle birlikte dönüşe geçen çoban Burhan Alkan, 2 ay süren zorlu yolculukta neler yaşadıklarını da anlattı. Alkan, “İlkbaharda havaların ısınmasıyla birlikte Van’ın Başkale ilçesindeki yaylaya gelip konaklıyoruz. Memleketimiz çok sıcak olduğu için yaylalara çıkıyoruz. Yazı yaylada geçiriyoruz. Koyunlarımızı otlatıyoruz. Burada sağılan sütten kışlık peynir, yoğurt ve tereyağı yapıyoruz. Yaklaşık 15 gündür yoldayız. Nusaybin’e 2 ayda ancak ulaşıyoruz. Aileler araçlarla önden gidiyor. Biz de dağ yollarını kullanarak zorlu bir yolculuk yapıyoruz. Koronavirüs salgını nedeniyle bu yıl biraz geç dönüş de yaptık. Yayla havası daha güzel olduğu için bu yılki yolculuğumuz 10 gün gecikmeli başladı. Yolculuğumuz zor olsa da hayvancılıkla uğraşmak güzel” dedi.

Batmanlı 3 çocuk annesi Adar Türkoğlu ise yayla hayatının çok zor olduğunu ifade ederek, “Batman’dan geldik ve sonbahar ile birlikte dönüş yolculuğuna başladık. Biz araçlarla önden gelip, belirli bölgelerde çadır kurarak konaklıyoruz. Koyun sürüsü dağ yolunda geliyor. Dönüş yolculuğu çobanlar ve koyunlar için çok zor oluyor” diye konuştu.

Reyhan Türkoğlu da (21), “Yaylada koyunlarımızı sağdık. Sağılan sütten peynir ve yoğurt yaptık. Yaptığımız yoğurt ve peynirin bir kısmını sattık. Geri kalanını da kendimiz tüketeceğiz. Yolculuk yaklaşık 2 ay sürüyor. Koronavirüs salgını nedeniyle de bu yıl dönüşümüz biraz geç oldu” ifadelerini kullandı.

“Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” haberini okumak için tıklayınız…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir