Bizimle İletişime Geçin

Güncel

Hayvancılık nasıl düzelir?

Ekonomik kriz ve savaş politikalarının hayvan yetiştiriciliğini bitirdiğini ifade eden Görkem Özdal, sorunlarının çözümü iktidarın değişmesi ve demokratik bir sistemin inşa edilmesiyle sağlanabileceğini söyledi.

Elazığ Fırat Üniversitesi’nde Gazetecilik Bölümü okuyan ve mezun olduktan sonra Dersim’de küçükbaş hayvancılık yetiştiriciliğine başlayan Görkem Özdal (25), birkaç koyun ve keçiyle başladığı işe bugün 400 küçükbaş hayvanla devam ettiriyor. Türkiye’de tarımın bittiğini, hayvancılığın ise bitirilme noktasına geldiğine vurgu yapan Özdal, yaşanan krizin iktidarın yönetememesinden kaynaklandığını; krizden çıkış yolunun ise, iktidarın değişmesi ve demokratik, özgürlükçü bir sistemin inşa edilmesiyle mümkün olduğunu söyledi.

EMEK VE YAŞAM

Hayvancılığa ilk olarak üniversite okuduğu 2016 yılında arıcılık yaparak başladığını ifade eden Özdal, son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle arıcılıkta verimliliğin tamamen düştüğünü söyledi. Arıcılığa ilk başladığı dönemde kovan başı 30 kilo civarında organik bal aldığını ifade eden Özdal, “Son 2 yıldır bırakalım o verimliliği, artık arılar kendi gıdasını üretebilecek verimlilikte bile değil. Bu da ekonomik olarak geçimi etkiliyor. Bu nedenle küçükbaş hayvancılığa geçiş yaptım. Oğlak alınca kendi kendime dedim; zaten bu işi yapıyorum neden bunu süt işine dönüştürmeyeyim? Keçi ve koyun almaya başladım. 3 yılda 400’e yakın hayvana çıkardım. Çok mutluyum, bu mesleği de seviyorum. Çünkü işin içinde emek var ve ben emek olan her şeyi severim. Sabah akşam çalışıyoruz, bazen boş bir dakikamız bile olmuyor. Ama ne yazık ki bu emeğimizin karşılığını alamıyoruz” ifadelerini kullandı.

KİRALIK YAYLALAR

Küçükbaş hayvancılıkta et ve süt ürünlerinin fiyatlarının tüccarlar tarafından belirlenmesinden dolayı ciddi sorun yaşadıklarının altını çizen Özdal, “Yaylalar halkındır, üretenindir ama dağları bile devlet kiralıyor. Bir de uçuk fiyatlarda kiralıyor. 500-700 bin lira arası bir dağı üreticilere kiralıyor. Şimdi benim 400 baş hayvanım var, yaylaya çıkmak için 3 kamyon kiralamak durumundayım. Her kamyon sadece gidiş için 8 bin lira fiyat çekiyor. Dolayısıyla sadece gidiş 24 bin liraya denk geliyor. Bir çoban tutuyorsun, yemesi içmesi ve giderleri 15 bini buluyor. Saman, yayla, yem, ilaç parası… Gelene para, gidene para. İlk başladığım dönem kurtarıyordu çünkü yem, mazot fiyatları ve çoban ücreti bu kadar yüksek değildi. Halen üreticilerin bu işi yapması sadece batmayalım da belki döner hesabındalar. Çünkü kazanç diye bir şey kalmamış, çark dönsün diye yapılıyor” dedi.

400 HAYVANA 8 BİN DESTEK

Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan 400 hayvanı için sadece 8 bin lira destek aldığını kaydeden Özdal, “Bizlerden alınan vergiye karşılık sadece 8 bin lira veriyor. Bize destek vermesin; yemi ucuzlatsın, mazotu ucuzlatsın. Bizim yaylalarımızı dağlarımızı bize neden kiralıyor. Öyle bir mantık var mı ya? Dağı nasıl kiralarsın? Dağda ev, tuvalet, banyo, elektrik ve yol mu vardır ki kiralayasın” diye tepki gösterdi. (politikahaber)

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güncel

Aracıyı ortadan kaldırdılar, ayda 5 ton et satıyorlar

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Güncel

UKON, haftalık et fiyatlarını açıkladı(19 Mayıs 2022)

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Güncel

Çoban keşfetti, herkes oraya koştu!

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et
Advertisement

Çok Okunanlar