Bizimle İletişime Geçin

Emre Aktaş

KALİTELİ VE YERLİ ET YEME FORMÜLÜ: MERA HAYVANCILIĞI

Türkiye’de süt ve besiciliğin pahalı olmasının temel nedeni tüm işletme gider kalemlerinin dışarıdan alınıyor olması. Oysa ucuz otun, etin ve sütün kaynağı meradır.

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yem bitkileri ekimini desteklemesi için kasasından çıkan rakam; yıllık 400 milyon ₺ civarındadır.

MERA

İnsanlığın yaklaşık 12.000 yıl önce evcilleştirmeye başladığı otçul hayvanlardan olan koyun, keçi ve sığırların tamamı sadece otlayarak yaşamını idame ettiren türlerdir. Bu türleri doyurarak etlerinden ve sütlerinden yararlanmak için tek yapmanız gereken, ot yemelerini sağlamaktır. Kısaca ot diye tanımladığımız bitkiler de dünyanın tüm kara sistemlerinde yetişir.

Meralar artık sadece hayvanlara yem sağlayan alanlar olarak değil, biyolojik çeşitliliğin kaynağı, yaban hayatının barınağı, havza geliştirme, erozyonu önleme, biyolojik mücadele, organik tarım, rekreasyon ve dinlenme alanları ve kırsal mirasın korunması açısından çok yönlü değerlendirilmektedir. İnsan, hayvan ve arazi faktörlerinin karşılıklı etkileşimine sahne olan meralar oldukça karmaşık sosyo-ekolojik sistemlerdir. Bu unsurlardan birisinin ihmal edilmesi, uygun mera yönetim politika ve stratejilerinin başarısızlığı ile sonuçlanabilir. Nitekim bu etkileşimin insanoğlu tarafından yeterince kavranamamış olması, küresel anlamda meraların bozulmasının başlıca sebebi olarak görülmektedir. Ülkemizdeki meraların tamamına yakınının orta malı olduğu, orta malı meraların en fazla tahribata uğrayan ve yönetim açısından en karmaşık yapıya sahip olduğunu söylemeye gerek yoktur.

TÜRKİYE’DE MERA KULLANIMI

Türkiye’de kırdan kente doğru göçün başladığı 1950’li yıllardan beri endüstriyel üretimin egemen olmaya başladı, ucuz otun kaynağı meralarımızın yanlış kullanımı neticesinde; kalitesiz et ve süt ürünlerini yüksek fiyatlarla tüketimi başlamış oldu.

Son on yıllarda çevresel bilincin gelişmesi, köye olan özlemin ve yöresel ürünlere olan bilincin artması ile birlikte bu kötü gidişata dikkat çekilmiş ve 1998 yılında kapsamlı bir mera kanunu çıkarılmıştır. Ancak kanunun sahada uygulaması beklentileri karşılamaktan uzaktır. Mera ıslah ve yönetimi açısından hem teknik hem de sosyal altyapıda önemli boşlukların olduğu bilinmektedir. Sosyal altyapının gelişmesi kırsal alanda mera yönetim bilincinin ve sahiplik duygusunun oluşturulmasına bağlıdır. Bu sürecin zaman alacağı da aşikârdır. Ancak, teknik altyapı ve insan kaynaklarının geliştirilmesinin bu sosyolojik süreci hızlandıracağı da bir gerçektir.

Avrupa’da mera alanlarında dekarda 560 kg ot alınırken bu rakam Türkiye’de ancak 80 kg`dır. Ayrıca elde edilen otun kalitesi besin değeri bakımından da düşüktür. ABD, Arjantin, Avustralya gibi ülkelerde geniş ve meraya dayalı çok ucuza hayvansal üretim yapılmakta ve büyük bir çoğunluğu da ihraç edilmektedir. FAO verilerine göre dünya üzerinde mera alanları 3,4 milyar hektardır. Bunun %12 Çin’de, %11 Avustralya’da, %7’si ABD de ve %6’sıda Brezilya’da bulunmaktadır. Ülkemiz ise 13 milyon hektar ile dünya sıralamasında 46. sırada yer almaktadır.

KÜÇÜKBAŞ VERİMLİ OTLAKLARA ÇIKARSA…

Doğal kaynaklar ile beslenebilme özelliği ve ülkemizin arazi yapısı dikkate alındığında küçükbaş koyun ve keçi hayvancılığı Türkiye’nin temel hayvancılık alanı olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Potansiyel bakımından bakıldığında Türkiye mevcut yapısı itibariyle gerilerde olmasına karşın, son yıllarda ki artış miktarı gelecek için umut vaat etmektedir. Özellikle küçükbaş için istenilen hayvan sayısı ve verimi noktasına ulaşılmasının en temel etmeni ıslah edilmiş ve sürdürülebilir meralar ile mümkündür.

Türkiye’de küçükbaş koyunculuğumuzun yaklaşık %90’ı meraya dayalıdır. Kışın kar meraları kapamadıkça veya şiddetli yağmur ve fırtına olmadıkça koyunlar, besin ihtiyaçlarını meradan temin ederler. Kârlı bir koyunculuk meralardan azami faydalanma ile olur. Sağlıklı bir yetiştirme içinde meralar gereklidir. Ağılda kapalı ortamda bakım ve barındırma ancak sert kış şartlarında hayvanların içeriye alındıkları dönem için geçerlidir. Meranın büyüklüğü, flora zenginliği ve kalitesi sürü büyüklüğünün tespitinde başrolü oynar. Verimli meralarda kuzu besisi de yapılabilmektedir. Bu hayvanlar çayır, kök, yumru, çalı, dikenli bitkiler ve bitki hayatının ilkel formlarına varana kadar her türlü organik maddeyi tüketebilirler. Hareketli dudakları, sivri çeneleri, uzun ve güçlü dilleri sayesinde eşi bulunmaz mera hayvanlarıdır. Keskin ve zırhla kaplı dişleri sayesinde bitkilerin sert gövde ve köklerini bile öğütürler, sindirirler. Bu anatomik özellikleri sayesinde zayıf meraları sığırlara oranla daha iyi değerlendirirler. Arazinin çok düşük maliyetlerle daha iyi değerlendirilmesi, gübrelenmesi, doğal yapısının korunması yanı sıra ekonomik değeri olan süt, et, yapağı ve deri gibi ürünler de elde edilir.

 

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Emre Aktaş

HAYVANCILIK PİYASASINDA GÜNDEMİ – ARALIK 2020

  • AB çiğ süt fiyatları artmaya devam ediyor. AB’de çiğ sütün kilogramı 34,06 EURcent oldu.
  • Çiğ süt fiyatları 2021 yılı Ocak ayından itibaren geçerli olmak üzere 2,80 TL/lt, destekleme tutarı da 0,30 TL/lt olarak güncellendi.
  • Karkas Et Fiyatları Artışta
  • 2020-2030 Yılları İçin AB Tarımsal Görünüm Raporu Yayımlandı

 

AVRUPA BİRLİĞİ’NDE ÇİĞ SÜT FİYATLARI ARTIYOR

Avrupa Birliği’nde çiğ inek sütü fiyatlarının Aralık 2019’dan itibaren devam eden düşüşü, Temmuz ayı ile birlikte yerini yükselişe bıraktı. AB çiğ süt fiyatları, Ekim ayında bir yıl öncesine göre %3,32 düşerek 34,06 EURcent/kg olarak gerçekleşti. Eylül ayına göre ise fiyat artışı %0,32 olarak gerçekleşti. Türkiye’de, çiğ süt referans fiyatı Ulusal Süt Konseyi tarafından 15 Kasım 2019’dan itibaren 2,30 TL/kg olarak belirlenmiş olup, değişiklik olmadığı takdirde 31.12.2020’ye kadar geçerli olacaktır.

(Kaynak: Avrupa Komisyonu Süt Piyasası)

KARKAS ET FİYATLARI ARTIŞTA

Pandemi sürecinde Ho-Re-Ca (Hotel-Restaurant-Cafe) sektöründeki salgın kısıtlamaları sebebiyle kırmızı et tüketiminde yaşanan daralma, karkas et fiyatlarının ülkemizde ilk vakanın görüldüğü Mart ayı seviyesinde seyretmesine neden olmuştu. Besicilik faaliyetinin ana girdisi olan yem fiyatlarında yaşanan yüksek artış neticesinde üreticiler maliyetinin altında hayvanlarını kestirmek zorunda kalıyordu.

Ocak ayından itibaren süt fiyatlarının destekleme tutarı ile birlikte 3.10 TL/lt olacağı açıklanmasının dişi hayvanların kesiminin önüne geçeceği beklentisi, Et ve Süt Kurumunun geçtiğimiz hafta kesim fiyatlarında 2 TL/kg artış yaparak 36 TL/kg olarak belirlemesi, kasaplık hayvan ihraç edileceği yönündeki piyasa beklentileri ile serbest piyasada karkas et fiyatlarında 1 TL’lik artış gözleniyor.

(Kaynak: TÜRKİYEM-BİR)

ÇİĞ SÜT FİYATI GÜNCELENDİ

Ulusal Süt Konseyi (USK), soğutulmuş çiğ sütün referans fiyatını 15.11.2019 ile 31.12.2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde 2,30 TL/lt olarak açıklamıştı. USK, 10.12.2020 tarihinde yaptığı açıklamayla soğutulmuş çiğ sütün referans fiyatının 1 Ocak 2021-30 Nisan 2021 tarihlerini kapsamak üzere 2.80 TL/lt olarak belirledi. Tarım ve Orman Bakanlığı da destekleme primi 2020 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları ile 2021 yılı için Ocak, Şubat, Mart ve Nisan ayları içinde 0.30 TL/lt olarak açıkladı.

Süt hayvancılığında işletmeleri kara geçiren maliyet/fiyat dengesini sağlayan oran, sektörde süt/yem paritesi olarak adlandırılmaktadır. Ülkemizde çiftçiler 1 lt çiğ sütten elde ettikleri gelir ile 1,3 kg süt yemi alabildiklerinde üretim karlı ve sürdürülebilir olmaya başlamaktadır.

Yapılan çiğ süt fiyat artışı destekleme ödemeleriyle birlikte değerlendirildiğinde süt/yem paritesi 1,30’a yaklaşmışsa da, sektörün beklentisi destekleme ödemeleri hariç paritenin 1,30 olması yönündeydi.

(Kaynak: Ulusal Süt Konseyi)

ESK’NIN KÜÇÜKBAŞ HAYVAN ALIM FİYATLARI YENİ YILDA ARTMAYA DEVAM EDİYOR

Et ve Süt Kurumu, 7 Ocak 2021 günü itibariyle küçükbaş karkas alım fiyatlarını artırdı.

(Kaynak: Esk.gov.tr)

2020-2030 YILLARI İÇİN AB TARIMSAL GÖRÜNÜM RAPORU YAYIMLANDI

Avrupa Komisyonu, 10 yıllık süre zarfında tarım sektöründe gerçekleşmesi öngörülen konuları içeren AB Tarımsal Görünüm Raporunu 16 Aralık 2020 tarihinde yayımlandı. Raporda, önümüzdeki 10 yılda hem tarım sektöründe verimliliğin artırılması hem de çevrenin korunmasına yönelik daha iyi çalışma koşullarının sağlanması için dijitalleşmenin önem kazanacağı üzerinde duruldu.

2020 yılından 2030 yılına kadar geçecek sürede AB’de toplam tarım arazilerinin 0,5 milyon hektar azalarak 161 milyon hektar olacağı düşünülüyor. Orman alanlarının ise genişleyerek 161 milyon hektara ulaşacağı ve 2030 yılına kadar AB’nin tarım alanı kadar ormanlık alanı olacağı belirtiliyor. AB tahıl üretiminin 10 yıllık periyot içerisinde 278 milyon ton ile sabit kalacağı, ayçiçeği ve soya fasulyesi üretiminin artacağı ve şeker üretiminin 10 yıllık süre içerisinde istikrar kazanacağı ve şeker ihracatının arttırılmasının hedeflendiği belirtiliyor.

Ayrıca süt, süt ürünleri ve et sektörünün gıda tedarik zincirinde yaşanacak değişikliklere göre şekilleneceği, Dünya’ da yaşanan pandemi nedeniyle tüketicinin sağlık bilincinin ön plana çıkması ile meyve, sebze talebinde artış yaşanacağı öngörülüyor. Raporun sonuç bölümünde, Dünya’ da yaşanan Covid-19 salgının makroekonomik etkilerinin atlatılabilmesinde tarım sektörünün rolüne de vurgu yapılıyor.

(Kaynak: Avrupa Komisyonu)

Okumaya Devam Et

Emre Aktaş

HAYVANCILIK PİYASASINDA GÜNDEMİ – KASIM 2020

Yem fiyatları kura paralel olarak artışa devam ediyor.
Küçükbaş hayvancılık destekleme ödeme miktarları belirlendi.
FAO gıda fiyat endeksi, Ekim ayında bir önceki aya göre %3,1 artarak yükseliş trendini art arda 5. ay devam ettirdi.
Türkiye genelinde Ekim ayında kaydedilen yağış ortalaması normaline göre %58 azalış gösterdi.

YEM FİYATLARI KURA PARALEL OLARAK ARTIŞA DEVAM EDİYOR

Üretim aşamasında %40-45 oranında ithal hammadde kullanılan kesif yemde, uluslararası piyasalarda yaşanan artışlar ile ülkemizde USD kurundaki yukarı yönlü hareketin etkisiyle yükseliş devam ediyor.

Geçtiğimiz bir yıllık dönemde USD kuru %46 artış gösterirken, kesif yem fiyatlarında yaşanan yaklaşık %65’lik artış dikkati çekiyor. Türkiye kesif yem üretiminin hammaddeleri olan, arpa, buğday ve mısırda büyük oranda kendi kendine yetmesine rağmen, yağlı tohum küspelerini büyük ölçüde (soya küspesi, ayçiçeği küspesi, DDGS) yurt dışından ithal ediyor.

(Kaynak: TÜİK)

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK DESTEKLEME ÖDEME MİKTARLARI BELİRLENDİ

Küçükbaş hayvancılık desteklemelerinde, çoban istihdam desteği, 100 baş ve üzeri anaç koyun keçi varlığına sahip işletmelere veya çobanlara 5 bin lira olarak ödenecek.

Damızlık koyun-keçi yetiştiricileri birliklerine üye yetiştiricilerin, Bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı anaç koyun başına 30 lira, anaç keçi başına 35 lira, anaç tiftik keçisi başına ilave 20 lira, göçer yetiştiricilerin anaç koyun keçi başına ilave 2 lira destek ödeme yapılacak.

Bir önceki yılın anaç koyun-keçi desteğini alan ve destekleme yılında anaç koyun keçi sayısını artıran işletmelere, bir önceki yılın kuzu ve oğlaklarının, destekleme yılında anaç koyun, keçi vasfına ulaşanlarına Bakanlıkça belirlenen artış oranını aşmamak kaydıyla hayvan başına 100 lira destek ödenecek.

Islah programına dahil olan damızlık koyun ve keçi yetiştiricileri birliklerine üye, Küçükbaş Soy Kütüğü ve Ön Soy Kütüğü Bilgi Sistemi (SOYBİS) ve Bakanlık HBS sistemine kayıtlı yetiştiricilerin koyun-keçilerine hayvan başına 100 lira, soy kütüğü işletmelerinde yetiştirilen koç-tekeleri alan yetiştiricilere 500 lira hayvan başına destek ödemesi yapılacak.

(Kaynak: Resmi Gazete)

KÜRESEL GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ DEVAM EDİYOR

Dünya genelinde yaygın olarak işlem gören gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen ve tahıllar, bitkisel yağlar, süt ürünleri, et ürünleri, şeker olmak üzere beş ana gruptan oluşan FAO Gıda Fiyat endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre yaklaşık %3,1 artarak ortalama 100,9 puan olarak gerçekleşti.

Böylece endeksteki yükseliş art arda beş ay devam etmiş oldu. Ekim ayında şeker, süt, tahıllar ve bitkisel yağlar alt gruplarındaki yükselişler dikkat çekerken, et alt endeksindeki ürünler art arda ikinci ayda hafif düşüş görüldü.

(Kaynak: FAO)

TMO BESİCİ VE YETİŞTİRİCİLERE VADELİ ARPA SATIŞI YAPACAK

TMO tarafından yem piyasalarında istikrarı korumak, besici ve yetiştiricilerin üretim maliyetlerini düşürmek için 3 ay vadeli vade farksız arpa satacaklarını duyurdu. Bu kapsamda, büyükbaş hayvan başına günlük 5 kg, küçükbaş hayvan başına günlük 1 kg üzerinden besici ve yetiştiricilere 1 aylık tüketimleri nispetinde satış yapılacak. TMO piyasa fiyatı 1.700 TL/ton olan arpayı, 1.425 TL/ton fiyattan satışa sunacak.

(Kaynak: TMO)

SÜT ÜRÜNLERİ FİYATLARI EKİM AYINDA ARTTI

FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi Eylül ayına göre % 2,2, geçen yılın aynı ayına göre %3,6 artış göstererek 104,4 puan oldu. Endekste temsil edilen süt ürünlerinin içinde en fazla peynir fiyatları yükselirken, bunu yağsız süt tozu, tam yağlı süt tozu ve tereyağı fiyatları takip etti.

Ekim ayındaki fiyat artışları, Asya ve Orta Doğu pazarlarından gelen güçlü ithalat talebi, üretimin mevsimsel olarak düşeceği bu yılın sonlarında Okyanusya’dan daha az ihracat bulunacağına dair beklentilerle desteklendi.

(Kaynak: FAO)

EKİM YAĞIŞLARI NORMALİN %58 ALTINDA KALDI

Türkiye genelinde Ekim ayında kaydedilen yağış ortalaması 2019 yılının aynı ayına göre yaklaşık %21 azalarak 21,7 mm olarak gerçekleşti. 51 mm olan Ekim ayı normaline göre ise yağış ortalaması %58 azalış gösterdi.

Ekim yağışları Bursa civarı ile Sinop, Antalya hattının doğusunda normallerine göre azalma gösterdi. Yağışlardaki azalma Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nde %90 ın üzerine çıkarken, her iki bölgede de son 40 yılın en düşük ekim ayı yağışı gerçekleşti. Uşak, Afyonkarahisar, Denizli, Isparta civarları, Muğla’nın batı ve güneyi ile Trakya’nın kuzey kesimleri normallerine göre %40’ın üzerinde artış gösterdi. Ekim ayında 0.1 mm ile Mardin en az yağış alan il olurken, Rize 103.9 mm ile en fazla yağış kaydedilen ilimiz oldu.

(Kaynak: Meteoroloji G.M.)

Kadir Emre AKTAŞ

Okumaya Devam Et

Emre Aktaş

HAYVANCILIK PİYASASINDA GÜNDEM – EKİM 2020

· Türkiye, 2003-2019 yılları arasındaki tarımda büyüme oranlarına göre Avrupa’da ikinci sırada yer aldı.
· Ekim, kasım ve aralık için çiğ süt destek primi 0,40 “/lt’ye yükseltildi.
· TMO, yetiştiricilere arpa ve mısır satacak.

TÜRKİYE, TARIMDA BÜYÜMEDE AVRUPA’DA İKİNCİ SIRADA

Avrupa ülkelerinin 2003-2019 dönemindeki ortalama büyüme oranlarına ilişkin verilere göre Türkiye, %3,03’lük büyüme oranıyla Slovakya’nın ardından listenin ikinci sırasında yer aldı ve birçok ülkeyi geride bıraktı. Türkiye’yi %2.83’lük büyüme oranı ile Norveç takip ederken, Avrupa Birliği’nin ilgili dönemdeki ortalama büyüme oranı ise %1,01 oldu. Listeye göre Polonya, Almanya, Danimarka, Belçika, Hırvatistan ve Bulgaristan’da ise ilgili dönemde tarımda daralma yaşandı.

(Kaynak: T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı)


EKİM, KASIM VE ARALIK İÇİN ÇİĞ SÜT DESTEK PRİMİ 0,40 TL/LT’YE
YÜKSELTİLDİ
Soğutulmuş çiğ süt tavsiye fiyatı %3,6 yağlı ve %3,2 proteinli çiğ süt için, 15 Kasım 2019-31 Aralık 2020 tarihlerini kapsamak üzere 2,30 TL/lt olarak belirlenmişti. Bu süreçte çiğ süt fiyatlarında ve piyasa koşullarında meydana gelen değişiklikler sebebiyle Ulusal Süt Konseyi (USK) toplandı. USK’nın Tarım ve Orman Bakanlığı ile yaptığı görüşmeler sonucunda; 0,15 TL/lt olan çiğ süt destek primi Ekim, Kasım ve Aralık ayları için 0,40 TL/lt olarak belirlendi. Ayrıca yapılan değerlendirme sonucunda çiğ süt tavsiye fiyatının 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Aralık 2020 tarihinde güncel maliyetler göz önünde bulundurularak ve sektör paydaşlarının görüşleri alınarak USK bünyesinde yeniden değerlendirilmesine karar verildi.
(Kaynak: Ulusal Süt Konseyi)

KÜRESEL GIDA FİYATLARINDAKİ ARTIŞ DEVAM EDİYOR
Dünya genelinde yaygın olarak işlem gören gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen ve tahıllar, bitkisel yağlar, süt ürünleri, et ürünleri, şeker olmak üzere beş ana gruptan oluşan FAO Gıda Fiyat endeksi, Eylül ayında bir önceki aya göre yaklaşık %2,1 artarak ortalama 97,9 puan olarak gerçekleşti. Böylece endeksteki yükseliş art arda 4 ay devam etmiş oldu.
Eylül ayında tahıllar ve bitkisel yağlar alt gruplarındaki yükselişler dikkat çekti. Uluslararası piyasalarda buğday vadeli kontrat fiyatlarındaki artış, Güney Yarımküre’de beklenen üretim düşüşleri, Avrupa’nın birçok bölgesindeki kışlık buğday ekimlerini olumsuz etkileyen kurak iklim koşulları ve küresel ticarete yönelik endişeler tahıl fiyatlarındaki artışı tetikleyen ana etkenler arasında gösterildi.
Mısır fiyatlarında ise, AB’de üretim beklentilerinin düşmesi ve ABD’de önceki dönemden kalan mısır stok miktarının azalmasına tepki olarak benzer bir yükseliş görüldü. Uluslararası arpa ve sorgum fiyatları da artarken, pirinç fiyatları azaldı. Palm yağı, soya yağı ve ayçiçeği tohumu tarafındaki güçlü küresel talep; bitkisel yağ endeksinin Eylül’de aylık bazda %6 yükselerek son 8 ayın en yüksek seviyesine çıkmasına sebep oldu.
(Kaynak: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü-FAO)

TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ TİCARETİ SON 23 YILDA İKİ KATTAN
FAZLA ARTTI
FAO tarafından yayımlanan, Tarımsal Emtia Piyasalarının Durumu2020 raporuna göre, küresel tarım ve gıda ürünleri ticareti, 1995’ten bu yana iki kattan fazla artarak 2018 yılında 1,5 trilyon USD’ye ulaştı. Bu artışta, dünya toplamının üçte birinden fazlasını oluşturan gelişmekte olan ülkelerin artan ihracatının önemli bir etkisi oldu.
Rapora göre, küresel tarım ve gıda ürünleri ihracatının yaklaşık üçte birinin küresel değer zinciri içinde işlem gördüğü ve ülke sınırlarınıen az iki kez aştığı tahmin ediliyor. Raporda; küresel değer zincirlerinin yükselişinin pazarları ve ticaret süreçlerini dönüştüren, çiftçileri bölge ve ülkelerdeki tüccarlar ve tüketicilere bağlayan gelir artışından, ticaret engellerinin azalmasından ve teknolojik ilerlemelerden kaynaklandığı, küçük çiftçilerin üretimlerini ve gelirlerini küresel değer zincirlerine katılarak artırabileceği, ortalama olarak ve kısa vadede tarımın küresel değer zincirine katılımındaki %10’luk bir artışın işgücü verimliliğinde yaklaşık %1,2’lik bir artışa neden olabileceği ifadelerine yer verildi.
(Kaynak: FAO)

TMO, YETİŞTİRİCİLERE ARPA VE MISIR SATACAK
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Ekim ayının ikinci yarısından itibaren üretici ve besiciler öncelikli olmak üzere arpa satışına başlayacağını bildirdi. TMO’nun öncelikle arpa, yılbaşından sonra da mısır satışlarına başlayacağı, yetiştiriciler ve besiciler öncelikli olmak üzere hayvan sayısına göre ve TÜRKVET sistemindeki miktara göre tahsisat yapacağı belirtildi. Geçen yıl stoğundaki arpa ve mısırı tamamen besicilere satan TMO, bu sene de aynı yöntemin izleneceğini belirtti. Serbest piyasada 1.500-1.550 TL aralığında satılan arpanın, TMO tarafından 1.350 TL’den satışına başlanacağı, mısır satış fiyatının ise henüz belirlenmediği belirtildi.
(Kaynak: TMO)

KUZU ETİ ZİNCİR MARKET FİYATLARI
TR – 1 (TL/kg) TR – 2 (TL/kg) TR – 3 (TL/kg) AB (EUR/kg) ABD (USD/kg)
Kuzu Eti 85,95 78,90 78,00 17,16 –
KOMBİNA VE KESİMHANE FİYATLARI (TL/kg)
Karadeniz Marmara İç Anadolu Güneydoğu Doğu Ege Akdeniz
Kuzu Eti 46,75 49,18 44,00 45,50 45,00 48,17 48,50

*TR-1, TR-2, TR-3 sektörde yaygın satış noktasına sahip satıcılar/firmalardır.
**AB için Aldi Almanya, ABD için Kroger fiyatları alınmıştır.

Kadir Emre AKTAŞ

 

Okumaya Devam Et
Advertisement

Çok Okunanlar