Mehmet Öztürk yazdı: “Tarım Çağı Başladı”

 

Dünyanın içinde bulunduğu durumu herkes gibi ben de yerli ve yabancı kaynaklardan sürekli izliyorum .
Sanırım çoklarının aksine ben mutlu ve umutluyum.
Benim 20 yıldır;tarım tvlerinin 10 yıldır ; başka bazı uzmanların daha uzun yıllar söylediği ,yazdığı şeyler şimdilerde ancak karşılığını buldu.

Türkiye’de polen ve propolisi geniş çaplı ilk defa sevgili Avni HALİLOĞLU ve Hüseyin Ceylan la birlikte ekrana taşıyanlardan biriyim.
Üzerinden tam 10 yıl geçmiş.

Şimdi bütün tv kanalları,gazete ve sosyal mecralar her gün propolis diyor.
8 yıl önce olağanüstü soğuk bir günde Ankara Ayaş Gökler köyü Abdulselam dağında sevgili Ümit Şahinler ve Melek Bulut’un da aralarında olduğu geniş bir ekiple oğlak etini ilk defa ekrana çıkaran ekipte ben de vardım.

Şimdi oğlak eti üretimi tüketime yetmiyor .
Konuşmacılar kuzu ve oğlak etiyle birlikte küçükbaş ürünlerini ısrarla tavsiye ediyorlar.
Eve kapanan insanlar Marketlerde bulunan Gıda ürünlerinin tarladan geldiğini farkettiler.
Aynı insanlar yurt dışı kapıları kapalı olunca “iyi ki bizde var” bilinciyle panik yapmıyorlar .
Sağlık çalışanlarını akşam saat 21’de pencere veya balkondan sesli olarak; çiftçileri ise her sofra başında sessiz ve derinden alkışlıyorlar.
Gazeteler tam sayfa “iyi ki tarım var” haberleri yapıyorlar.
Herkes çobanı,çiftçiyi hatırladı …
Hatta bundan sonra çoban ve çiftçi olanların sayısı giderek artacak.
Tarım faaliyetleri haber değeri taşıyacak.
Bütün TV kanalları ve diğer mecralar tohum,makarna, buğday, et,süt; arı ürünü haberi yapmaya başladı .
Neredeyse her platform tarım platformuna dönüştü.
Artık çobanlara kız vereceğiz .
Artık çiftçilere kulak vereceğiz .
artık koyun keçi eti yiyeceğiz.
Artık balın yanına polen,propolis,arı sütü hatta arı ekmeği (perga) koyacağız .
Artık sütün kaynağına ineceğiz .
Artık şekeri şeker pancarından alacağız.
Artık tarım kanallarını daha çok izleyeceğiz.
Artık daha çok ve daha sağlıklı üreteceğiz.
Artık tarım ,ülkenin hatta ülkelerin gündemine oturdu.
Artık yeni bir dünya doğuyor.
Tarımın dünyası geliyor.
Tarım çağı başlıyor .
Devrim gibi.
Rönesans gibi.
İstanbul’un fethi gibi.
Zamanı şimdiymiş demek ki…
Kendi adıma çok mutluyum.
Belki de “şer” den “ hayır” doğmuştur.
Sakın devlet bir şey yapmadı,yapmıyor demeyin.
Halk isterse devlet yapar yapmak zorundadır.
Orada işler biraz geç yürür ama mutlaka yapılır.
Çok az kaldı.

Mehmet Öztürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir