Bizimle İletişime Geçin

Gıda

Sahur için sağlıklı bir seçim yapın: Kefir içmeyi unutmayın!

Bağırsaklarınız için “iyi” bakterilerin güç kaynağı olan kefir, özellikle yemek alışkanlıklarının ve sindirim hareketlerinin değiştiği Ramazan ayında en büyük yardımcılarınızdan biri olabilir.

Tüm bakteriler kötü değildir. Yoğurtta bulunan probiyotikler gibi bazıları, sindirimden sivilce tedavisine kadar birçok konuda yardımcı olabilir.

Yoğurt, probiyotik süper kahraman olarak lanse lanse dilir ancak en az yoğurt kadar probiyotikle dolu kefir, çoğu zaman daha arka planda kalır.

Kefir tipik olarak inek, keçi veya koyun sütünün kefiran adı verilen bir polisakkarit bakteri kültürü kullanılarak fermente edilmesiyle yapılır. Geleneksel olarak kefir, fermantasyonu teşvik etmek için canlı bakteri ve maya kombinasyonunu içeren inek sütü ve kefir tanelerinden yapılır. Son zamanlarda inek sütünden yapılan kefire ek olarak, artık keçi, koyun, badem, hindistancevizi veya soya sütünden yapılan kefir de bulmak mümkün.

KEFİR BESİN DEĞERLERİ
1 su bardağı kefirin besin değerleri şu şekildedir:

Kalori: 105 kcal

Karbonhidrat: 6.4 gram

Protein: 6

Yağ: 6

Sütü kefire dönüştüren fermantasyon sütteki şekerlerin bir kısmını yer. 9 gram karbonhidrat içeren 1 su bardağı sütle karşılaştırıldığında, 1 su bardağı kefir 6.4 gram karbonhidrat içerir. Sütü kefire dönüştürürken, fermantasyon yağ içeriğini değiştirmez. Tam yağlı süt ile yapılan kefir, 6 gram yağ içerir. Tam yağlı sütün yağ bileşimi, yüzde 62 doymuş, yüzde 30 tekli doymamış ve yüzde 4 çoklu doymamış yağlarla doymuş çeşide doğru eğilir. Doymuş yağın olumsuz itibarına rağmen, birçok uzman, tam yağlı süt ürünlerinde tüketildiğinde kalp sağlığı için koruyucu etkiler sunduğuna inanmaktadır. Bir bardak süt gibi, 1 bardak kefir de 6 gram protein sağlar.

Kefir kalsiyum bakımından zengindir. 1 su bardağı kefir yaklaşık 240 miligram kalsiyum içerir. Ayrıca iyi sayılabilecek miktarda A vitamini ve sodyum içerir.

KEFİRİN SAĞLIĞA FAYDALARI
Kefir sindiriminiz için harikadır. Kefir ‘sağlıklı’ statüsünün çoğunu probiyotiklerinden alır ve şişkinlik veya düzensiz bağırsak hareketleriyle mücadele ediyorsanız özellikle harikadır. Probiyotiklerin sindirim sağlığını artırdığı ve bağırsakları diğer zararlı bakterileri uzaklaştırmaya yardımcı olan faydalı mikroorganizmalarla kolonize ederek bağışıklığı desteklediği biliniyor.

Araştırmalara göre kefir, yoğurttan daha fazla türde gerçek bakteri ve daha fazla miktarda iyi bakteri içeriyor. Çoğu geleneksel yoğurt yalnızca birkaç tür probiyotik içerirken kefirin 12’ye kadar tür içerdiği biliniyor. Araştırmacılar hangi bakterilere ihtiyacınız olduğunu veya her gün ne kadar tüketmeniz gerektiğini tam olarak belirlememiş olsalar da, muhtemelen daha fazla tür almanız sindiriminiz için daha iyi olacaktır.

Kalsiyum Bombası

Güçlü kemiklerin oluşumu için çok önemli olan bir mineral olan kalsiyumun önemini artık hepimiz biliyoruz. 19 ila 50 yaşları arasındaki hem erkekler hem de kadınlar günde 1.000 miligram kalsiyum almayı hedeflemelidir, ancak araştırmalar, toplumun büyük bir kısmının yeterince kalsiyum almadığını gösteriyor. 1 su bardağı kefir 240 mg kalsiyum içerir ve bu miktarla ‘mükemmel’ bir kalsiyum kaynağıdır.

Yeterli miktarda kalsiyum tüketmek, özellikle Batı ülkelerinde yaygınlaşan bir kemik hastalığı olan osteoporozu önlerken, kemik sağlığını iyileştirmenin ve kemik gücünü arttırmanın en iyi yollarından biridir. Kefir harika bir kalsiyum kaynağıdır, aynı zamanda K2 vitamini de içerir. Bu vitamin vücudunuzun kalsiyumu metabolize etmesine ve kemik hücreleri tarafından emilimini artırmasına yardımcı olur, bu da kefirdeki kalsiyumun diğer süt kaynaklarından çok daha fazla biyolojik olarak kullanılabilir olduğu anlamına gelir.

İyi miktarda protein sağlar

Kemikleri, kas dokusunu ve yeni deri hücrelerini inşa etmek için proteine ​​ihtiyacımız vardır. Ayrıca, bu önemli makro besin, sizi daha uzun süre tok tutabilir ve bu da kilo vermenize yardımcı olabilir. 1 su bardağı kefir 6 gram protein içerir. Bu, geleneksel yoğurtlarda bulacağınız miktara ve bir yumurtadan alacağınız miktara eşittir ve oldukça etkileyici bir dozdur.

Potasyum yüklüdür

Potasyumun sağlığa olan kan basıncınızı düşürmek ve kas kramplarını hafifletmek gibi sayısız faydasına rağmen birçok kişi günde önerilen 4.700 mg’ın oldukça gerisinde kalıyor. Bunun en büyük nedeni potasyumun büyük ölçüde meyvelerde, sebzelerde ve süt ürünlerinde bulunmasıdır ve yaklaşık yüzde 90’ımız yeterince bu ürünleri yemiyoruz. 1 su bardağı kefir yaklaşık 300 mg potasyum içerir, ve potasyum için harika bir kaynaktır.

Antibakteriyeldir

Kefir, bu içeceğe özgü ve antibakteriyel özelliklere sahip bazı bileşikler içerir. Bu, zararlı bakterilerle savaşarak vücudu enfeksiyonlardan koruyabilecekleri anlamına gelir. Bu bileşiklerden biri Lactobacillus suşudur ve çalışmalar Salmonella ve E. coli dahil olmak üzere birçok zararlı bakterinin büyümesini önleyebileceğini göstermektedir. Kefir ayrıca hem topikal hem de dahili olarak kullanıldığında antibakteriyel etkiye sahip olan kefiran adı verilen bir karbonhidrat içerir.

Alerjileri ve astımı hafifletebilir

Alerjiler, aslında zararsız olan çevresel bir maddeye tepki olarak vücuttan gelen iltihaplı bir reaksiyonun sonucudur. Alerjiniz varsa, muhtemelen aşırı duyarlı bir bağışıklık sisteminiz vardır ve bu da sizi astım gibi durumlara daha duyarlı hale getirir. Kefir ile alerji arasındaki ilişki şimdiye kadar sadece hayvanlarda çalışılırken, sonuçlar kefirin vücudun gönderdiği iltihaplı tepkileri bastırabildiğini ve bunun sonucunda daha az alerji ve astım semptomlarına neden olduğunu gösteriyor.

Ağız sağlığını iyileştirir

Kefir, ağız sağlığına birkaç farklı şekilde yardımcı olur. Birincisi, dişlerinizin gelişmesi için ihtiyaç duyduğu tüm gerekli besinleri emmesi kolay bir formda içerir. İkinci olarak kefir, diş çürümesine neden olan kötü bakterileri öldüren ve büyümesini önleyen laktobasil bakterileri içerir.

Cildi destekler

Cildiniz vücudunuzun en büyük organıdır ve birçok uzman cilt sağlığının bağırsaklarınızda o anda olup bitenlerin bir yansıması olduğunu iddia eder. Kefir, bağırsakları yeniden dengelemeye yardımcı olduğu için cildinizdeki düzelmeleri fark etmeniz uzun sürmez. Bağ dokularını korurken yara iyileşmesine de yardımcı olduğu kanıtlandığı için kefiri topikal olarak da kullanabileceğinizi unutmayın. Sivilceden muzdaripseniz, kefirin içindeki laktik asit ve antibakteriyel özellikleri bu cilt rahatsızlığını hafifletmeye gerçekten yardımcı olabilir.

Kansere karşı koruyabilir

Kanser, dünyadaki en yaygın ölüm nedenlerinden biridir ve kefir, potansiyel olarak vücudu kanserden korumaya yardımcı olabilecek bir şeydir. Probiyotiklerin, vücuttaki kanserojen hücrelerin büyümesini azaltma kabiliyetine sahip olduklarına inanılırken, aynı zamanda bağışıklık sistemini bunlara karşı savaşması için uyardığı bilinmektedir. Konu ile ilgili bilim destekli çalışmaların şimdiye kadarki sonuçları umut vericidir, ancak bunlar şu anda sadece test tüpü çalışmalarıdır ve henüz insanlar üzerinde denenmemiştir.

Zayıflamaya yardımcı olur

Kefirdeki bazı probiyotik türleri kilo vermeye yardımcı olabilir.

Lactobacillus gasseri: Yağ moleküllerinin boyutunu artırır, bu da yiyeceklerinizden daha az yağ emmeniz anlamına gelir.

Lactobacillus paracasei: Yağ yakma oranınızı düzenler ve vücuttaki yağ depolamasını azaltır

Lactobacillus rhamnosus: Vücudu tokluğu artıran bir hormon olan leptin salgılaması için tetikler.

Detoks etkisi vardır

Kefir, vücudu birkaç farklı şekilde detoks etmeye yardımcı olur. Özellikle aflatoksinleri yok eder. Bunlar mısır, soya, buğday ve bitkisel yağlar gibi yiyeceklerde bulunan yaygın toksinlerdir. Kefiri her içtiğinizde, içindeki laktik asit bakterileri vücudunuzdaki aflatoksinlere bağlanır ve sonra onları dışarı atmaya yardımcı olur.

OLASI YAN ETKİLER
Bazı insanlar kefirden büyük fayda görseler de, bunun her vücut için doğru olmadığını kabul etmek önemlidir. Gastrointestinal sistem karmaşıktır ve düzgün çalışması için doğru bakteri dengesine sahip olması gerekir. Diğer bakteri kaynaklarının eklenmesi, özellikle ilk birkaç hafta içinde yan etkilere neden olabilir. Genellikle bu, bağırsak krampları, şişkinlik, ishal ve gaz şeklinde meydana gelir ancak, sürekli kullanımla, bu yan etkiler ortadan kalkar.

İnsanların yaklaşık yüzde 65’inin süt ve diğer süt ürünlerinde bulunan bir şeker olan laktozu sindirmekte sorun yaşadığı tahmin edilmektedir. Ancak süt kutusunu yıllar önce rafa kaldırmış olsanız bile, kefiri tüketme şansınız yüksektir. Kefir bir miktar laktoz içerse de, içinde o şekeri yiyen bakteriler vardır, bu nedenle kefir diğer süt ürünlerinden daha düşük laktoz içerir. Ancak süt alerjisi olan kişiler için durum böyle değildir, bu durumda, bitki bazlı sütten yapılmış bir kefir tercih etmek daha iyidir.

KEFİR NASIL YAPILIR?
Kefir seçerken, içeceğin bileşimini gösteren etiketini inceleyin. Pastörize sütten ve canlı laktik asit mikroorganizmalarının fermente edilmesinden yüksek kaliteli kefir üretilir. Aromalı türleri değil, sade çeşitleri satın almak daha iyidir. Sade kefir biraz ekşi tada sahip olabilir, ancak yoğurtlarda olduğu gibi meyveli aromalı seçeneklerde çok fazla şeker bulunabilir.

Kefiri kendiniz de evde yapabilirsiniz. İhtiyacınız olan tek şey süt ve kefir taneleridir. Bir kavanoza kefir taneleri koyun ve oda sıcaklığındaki sütü kefir mayasının üzerine ilave edin. 1 litre süt için 1 yemek kaşığı kadar kefir tanesi kullanın. Ardından kavanozun üstünü bir bez veya kağıt havlu ve lastik kullanarak kapatın. 48 saat boyunca güneş görmeyen, karanlık bir yerde bekletin. Mayalanmış sütü bir süzgeçten geçirerek kefirinizi elde edin. Süzgeçte kalan kefir tanelerini tekrar maya olarak kullanabilirsiniz. (Ensonhaber)

Yorum Yapmak İçin Tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gıda

Bayramda et tüketimine dikkat!

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Gıda

Kurbanlık alırken dikkat!

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et

Gıda

UKON, Haftalık Dana ve Kuzu Eti Fiyatlarını Açıkladı (08 Temmuz 2021)

(daha&helliip;)

Okumaya Devam Et
Advertisement

Çok Okunanlar