Tek derdimiz “Eşeğimiz”

Bugün herhangi bir küçükbaş hayvan yetiştiricisine sorsam; “Küçükbaş hayvancılığın en önemli sorunları nelerdir?” diye vereceği cevapları az çok biliyorum.
Bu soruyu duyar duymaz aklınızda en az 15 – 20 maddelik bir listenin oluştuğunu tahmin edebiliyorum.
Örneğin;
– Sigorta
– Yem
– Desteklemeler
– Çarpık politikalar
– Pazarlama sıkıntısı
– Çoban
– Meralar
– Kaliteli damızlık materyale erişim
– Yanlış veriler / istatistikler
– Kayıtsız yetiştiricilik ve ticaret
– Aracılar
Bu listeyi artırmak çok mümkün, bir çırpıda aklıma gelenleri yazdım sadece.

6 – 9 Ocak 2020 tarihleri arasında Antalya’da Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği “3. Tarım Orman Şurası Küçükbaş Hayvancılığın Güçlendirilmesi Eylem Planı Toplantısı” düzenledi. Hatta toplantının açılışını Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli gerçekleştirdi.
Merkez Birliği tarafından tüm il birliklerinin yönetim kurulu ve teknik personelinin davet edildiği toplantının asıl gündemi ise bakanlığın yeni uygulaması olan “SOYBİS”in tanıtımı idi. (SOYBİS uygulaması başlı başına bir konu )
Toplantının adından ve katılımcılarından anladığımız ise (toplantı için bir program hazırlanmamış biz de tahminde bulunduk); küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin sorunları ve çözüm önerileri ile öncelikli iş kalemlerinin belirlenmesi, aksiyon planının hazırlanmasına yönelik bir çalışma yapılacağıydı.
Fakat son minvalde öyle olmadı…
Eşek ve Köpek
Küçükbaş hayvan yetiştiricisi için çoban köpeği ve eşeğin önemsiz olduğunu hiç düşünmüyorum. Aksine iyi bir çoban köpeğinin işletme güvenliği ve karlılığı için ne kadar önemli olduğu hepimizce malum.
Fakat eşek ve köpek, 3. Tarım Orman Şurası Küçükbaş Hayvancılığın Güçlendirilmesi Eylem Planı Toplantısında “en önemli” sorunumuz denecek kadar büyük sorunlar mı bilemedim!
Ama TÜDKİYEB Başkanı Nihat Çelik’e göre öyleymiş demek ki. Yoksa neden desin!
Çelik; açılış konuşmasında hükümetin küçükbaşa her konuda destek verdiğini belirtirken çobanın binek otomobili olan eşek ve sürünün sigortası olan çoban köpeğine de destek istemesi bende şu kanaati oluşturdu:
Başkan Çelik’e göre; hükümet, “ama bakınız devlet değil hükümet, burası önemli!” küçükbaş hayvancılıkla ilgili her şeyi destekledi, tüm sorunları çözdü, bütün çözümleri üretti, yapılması gereken her şeyi yaptı ve bir tek eşek ve köpeğimize sorun üretmedi ki o da aklına gelmediğindendir, onu da çözerse hiçbir sorunumuz kalmadı demektir.
Zira Başkan Çelik’ten sonra söz alan AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın da konuşmasında küçükbaşın temel sorunlarının eşek ve köpek olmasına şaşırmış olacak ki “tek sorunumuz bunlarsa çözmüşüz, iyi yerdeyiz demek ki” diyerek fikrini beyan etmeden geçememiş.
Küçükbaş hayvancılık bu ülkenin sigortasıdır. Ve yapılması gereken daha çok iş, üretilmesi gereken daha birçok çözüme ihtiyaç duymaktadır. Her şeyden önce küçükbaş hayvancılık bu ülkede hükümetler değil hükümetler üstü devlet politikası haline gelmelidir.
Son beş yıldır anaç koyun desteklemeleri 25 liradan bir kuruş yukarı çıkmamış, yem fiyatları nereyse yüzde yüz zamlanmış, köyde hayvana bakacak ne genç ne çoban kalmış, Türkiye’de küçükbaş hayvan eti tüketimi yüzde onlara düşmüş, “kuzu desteği” denmiş yapılmamış, “300 koyun desteği” denmiş doğru düzgün uygulanamamış, tüm destekler farklı farklı kurumların elinde bölük pörçük kalmış yetiştiricinin haberi olmamış, mera arazileriyle ilgili durum yılan hikayesine dönmüş…
Ama anlıyoruz ki tüm bunlara çözüm üretilmiş sıra eşekle köpeğe gelmiş.
Çok şükür.
Elbette sivil toplum örgütleri, devletle, hükümetlerle, bürokratlarla birlikte çalışmalıdırlar. Bu hem maddenin doğası gereği hem de stratejik olarak böyledir.
Ama aynı sivil toplum örgütlerinin, karar alma ve uygulama mekanizmalarının başında olan yöneticileri doğru ve net bilgilendirmezse, temsil ettiği zümrenin çıkarlarını sonuna kadar gözetmezse, mevcut sorunlar için çözüm kanallarını olması gerektiği gibi açmazsa, olmaz!
Olmadığını da görüyoruz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir