Yetiştiriciler, Veteriner Hekimlerin İnsafına Mı Kaldı?

Türkiye’de küçükbaş hayvan yetiştiricileri veterinerlik hizmeti almak konusunda çekingendir. Son yıllarda artan entansif küçükbaş işletmeleri nispeten daha çok veteriner hekimlerle çalışırken geleneksel ve meraya dayalı hayvancılık yapan küçükbaş işletmeleri ne yazık ki hala veteriner hekimlerle dirsek temasıyla çalışmaya uzaklar.

Bunun birçok sebebi vardır ve muhakkak araştırmalıdır. Ama bildiğimiz iki şey var ki; küçükbaş hayvan işletmelerinde özellikle kuzu / oğlak ölümlerinin azaltılması, işletmelerde koruma ve sağlık hizmetleri konusunda mutlaka veterinerlik hizmetine başvurulmalı. Bir diğer husus ise; Türkiye’de küçükbaş alanında ihtisas yapmış veteriner hekim bulma zorluğu, veterinerlik hizmetlerinin çok pahalı ve standart olmaması.

Hayvancılıkla uğraşan, aile geçim ve ihtiyaçlarını sağlayacak kadar az miktarda hayvana sahip insanlar için veteriner hekim bulmak ve işlem ücretlerini ödemek çok daha maliyetli hale gelmektedir. Bu da hayvancılıkla uğraşan kişilerin her açıdan zarar etmesi demektir. Ya hayvanını tedavi ettirecek ya da onu ölüme terk edecek! İşte burada da vicdan devreye giriyor. Bir canlının hayatı mevzu bahis oluyor. Bu da kişileri hayvancılıktan uzaklaştırıyor. Ben bu işi niçin yapayım, neden uğraşayım dedirtiyor.

Koyun Keçi Dünyası sosyal medya hesabına gelen bir yetiştiricinin haklı isyanıyla örnekleyelim bu konuyu. Yetiştirici; yeni doğan kuzusunun fotoğrafını göndermiş bize. Kuzunun anüsü yok. Ne yapmalıyım diye sormuş. Bir an önce veteriner hekime götürün, dedik. Götürmüş. Ve veteriner hekim işlem ücretinin 1000 TL olduğunu söylemiş. Şimdi yetiştirici soruyor; “ Kuzu 1000 TL etmiyorken nasıl bu işlemi yaptırayım, yok ki öyle bir param”

Kuzuyu ölüme mi terk etmek gerekiyor? Yoksa zarar etmek pahasına kuzunun hayatını kurtarmak mı? İşte bu yetiştiriciler için ağır bir problem. Özellikle maddi sıkıntılar yaşayan kişiler için. Bu durumla karşı karşıya gelen kişi ne yapacağını bilemez bir halde bize mesaj attı. Fakat bunun kararını kendisinden başka kimse veremezdi. Oysa bu duruma dikkat çekilebilir, yetiştiricinin sesi olabilirdik. Bu gibi durumların olmaması için çaba harcayabiliriz. Hayvana sadece sütü içilen, eti yenilen, yünü çeşitli tekstil ürünlerinde kullanılan bir varlık gibi bakmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Her şeyden öte, ‘canlı’ olmanın önemli bir kriter olduğu kanısındayım. Hisleri var, acıyı hissedebiliyor, sevgiyi hissedebiliyor, annelik içgüdüleri var… O nedenle her hayvan eninde sonunda kesime gidecek bile olsa tedaviyi ve sağlığı hakkediyor. Veteriner hekimler de bunun için var. Sadece evlerimizde bizlerle yaşayan kedi ve köpek dostlarımızı tedavi etmek için değil, hayvanat bahçesinde olan hayvanlar için değil. Eti ve sütü için beslenen küçükbaş ve büyükbaşlar için de varlar. Nasıl ki sağlık herkesin hakkı; bu hak küçükbaş ve büyükbaşların da hakkı. Ticari kaygıdan öte ‘can’ oldukları için.

Peki yetiştirici mağduriyetinin önlenmesi için neler yapılabilir? Naçizane önerilerim şunlar;

  • Devlet hayvan hastaneleri kurulmalı / sayısı artırılmalı
  • Koyun Keçi Birlikleri’nin veteriner hekim istihdam zorunluluğu getirilmeli ve bunun için ödenek verilmeli
  • Veteriner Hekimler Odası tarafından üst fiyat uygulaması getirilmeli
  • Devlet ve özel laboratuvarlarında hayvan hastalıklarına yönelik yapılacak testlerde fiyatlar makule çekilmeli ve laboratuvar hizmetlerinden yararlanma teşvik edilmeli
  • İl ve ilçe tarımlarda görev yapan veteriner hekim ve ziraat mühendislerinin bürokratik iş kalemleri azaltılmalı ve daha fazla araziye çıkmaları teşvik edilmeli…

Bu yazımdan şu da anlaşılmamalı.. Küçükbaş yetiştiriciliği çok emek isteyen ve zor şartlarda yapılan bir iş. O nedenle en çok küçükbaş yetiştiricisi emeğin kıymetini bilir. Veteriner hekimlerde zor şartlarda birçok riski göze alarak görevlerini yapmaya çalışıyorlar. Elbette verdikleri emeklerin bir karşılığı olmalıdır. Kimse kimseye amme hizmeti vermek zorunda değildir. Ama bu bedelin vicdanlı olması gerekir..

Yetiştiricilerin mağduriyet yaşamamaları adına devlet hayvan hastanelerinin sayısının artması en uygun çözüm Veteriner Hekimler Odası tarafından üst fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi. Böylece bir kuzunun hayatını tehlikeye atmadan sorunlar çözülebilir ve yetiştiricinin maddi ve manevi problemlerinin bir kısmı bu yolla problem olmaktan çıkartılabilir.

 

Yetiştiriciler, Veteriner Hekimlerin İnsafına Mı Kaldı?” için bir yorum

  1. Bir canlının hayatının öneminden yola çıkıp bu durumu sadece Veteriner Hekime yıkmak son derece mantıksız. Hatta yazıda dendiği gibi hayvana sadece eti, sütü yada yünü kullanılan bir materyal olarak bakmama durumunu öncelikle hayvan sahiplerinin benimsemesi lazım ki yazıdaki örnekte kuzu 1000 tl etmiyo tedaviye neden o kadar para vereyim diyen hayvan sahibinin bakış açısı gayet net. Söz konusu bir canlı ve et fiyatıyla tedavi masrafı arasındaki bağıntı en son düşünülmesi gereken konu yazıdaki benim de katıldığım mantığa göre. 2006 yılında fakülteye başladığımdan beri hayvanlar ve hayvan hastalıkları açısından herkes kadar bende de algıda seçicilik oluştu ve o günden bu yana bu konuların azaldığını hiç görmedim. Sokaktan köpeği tutan veteriner kliniğine götürüp tedavisini bedavaya yaptırmaya çalışıyo ve buna yanaşmayan hekim hayvanı sevmeyen hekim olarak afişe ediliyor. Hayvan sever olmak elindeki para ile aldığın materyali ve kendi emeğini bedavaya sunmak yani maddi anlamda kendinden bir şeyleri göze almasa bunu hayvanı kliniğe getirenden de beklemek gerekmez mi? Sokaktaki hayvanı kliniğe getirdiysen tedavi masraflarını da bi zahmet karşıla ki hayvana verdiğin değerin göstermelik olmadığı netleşsin. Öte yandan çoğu meslektaşım sokak hayvanlarına normal prosedürde yazan meblağı değil daha düşük ücretler talep etmekte. Tüm bunlara rağmen bu tarz durumlarda bedava (bedava demek klinik işleten bir hekimin zararına hizmet vermesi demek aynı zamanda. Çünkü kullanılan her kalem malzemeye ücret öder veteriner hekimler) hizmet talep etmek asla doğru bir yaklaşım değil.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir